Molla Rebi, Komşusunun Hidayetine Nasıl Vesile Oldu?
Molla Rebî’nin helâl-haram hassâsiyeti ve güzel ahlâkının, Ermeni komşusunun hidâyetine nasıl vesîle olduğu anlatılıyor.
Helâl-haram hassâsiyetinin ehemmiyet ve bereketine dâir, merhum babamız Mûsâ Efendi şu hâdiseyi anlatırdı:
MOLLA REBÎ’NİN HELÂL-HARAM HASSÂSİYETİ NASIL HİDÂYETE VESÎLE OLDU?
“Müslüman olmuş Ermeni bir komşumuz vardı. Bir gün kendisine, nasıl hidâyete erdiğini sorduğumda, şunları söyledi:
«–Acıbadem’de tarla komşum olan Molla Rebî’nin güzel ahlâkı vesîlesiyle müslüman oldum. Molla Rebî, süt satarak geçimini temin eden bir zâttı. Bir akşam vakti bize geldi ve:
“–Buyrun, bu süt sizin!” dedi.
Şaşırdım:
“–Nasıl olur? Ben sizden süt istemedim ki!” dedim.
O hassas ve zarif gönüllü insan:
“–Ben farkında olmadan hayvanlarımdan birinin sizin bahçeye girip otladığını gördüm. Onun için bu süt sizindir. Ayrıca o hayvanın tahavvülat devresi (yediği otların vücudundan tamamen izâlesi) bitene kadar sütünü size getireceğim.” dedi.
“–Lâfı mı olur komşu? Yediği ot değil mi? Helâl olsun!” dediysem de Molla Rebî yine:
“–Yok yok, öyle olmaz! Onun sütü sizin hakkınız!” deyip hayvanın tahavvülât devresi bitene kadar sütünü bize getirdi.
İşte o mübârek insanın bu davranışı beni ziyâdesiyle etkiledi. Neticede gözümdeki gaflet perdeleri kalktı ve hidâyet güneşi kalbime doğdu. Kendi kendime:
“Böyle yüce ahlâklı bir insanın dîni, muhakkak ki en yüce bir dîndir. Böylesine zarif, hakşinas, olgun ve temiz insanlar yetiştiren bir dînin doğruluğundan şüphe edilemez!” dedim ve kelime-i şehâdet getirip müslüman oldum.»”
Hisse:
Bir müslümanın dâimâ İslâm şahsiyet ve karakterini sergilemesi zarurîdir. Böylece hem kendini muhafaza eder, hem de hidâyetlere vesîle olabilir.
Tebliğ hizmeti, en kıymetli âhiret sermayesidir. Fakat tebliğ yalnızca sözle olmaz. İslâm ahlâkını yaşamak sûretiyle yapılan canlı ve fiilî bir tebliğ, en tesirli tebliğ şeklidir.
Nitekim bir gün Hazret-i Ömer radıyallahu anh:
“–Konuşmadan, halkın davetçileri olun!” buyurmuştu.
Kendisine dediler ki:
“–Yâ Halîfe! Konuşmadan davetçi olmak nasıl olur?”
Buyurdu ki:
“–Hâliniz ve ahlâkınızla…”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!