Yabancı Hayranlığının Acı Sonuçları

Aşağılık duygusunu bastırma hareketi olarak virüs gibi yayılan ve evlatlarımızın eğitim hayatından aile işlerimize kadar sirayet eden yabancı hayranlığının acı sonuçları nelerdir?

Tanzîmat’tan itibaren; Avrupa hayranı üst tabaka aileler, evlâtlarını Fransa’ya gönderdiler. Avrupa’ya tahsile gidenler orada âdetâ mânevî bir kalp ameliyatına uğradılar. Oradan üzerlerinde Osmanlı kıyafeti olsa da, kalpleri Frenkleşmiş olarak döndüler.

Sonraki devirlerde iş Fransa’dan çıkıp bütün Avrupa’ya yayıldı. Almanya’ya, İngiltere’ye tahsile gidip kültürüne yabancılaşanlar çoğaldı. Sonra Amerika’da tahsil âdeti çıktı.

Şimdi duyuyoruz; mânen en fakir, dinden uzak, ateizmin, deizmin en yaygın olduğu ülkelere, Japonya’ya, Kore’ye, Çin’e gidip tahsil görme hevesi artmış.

Bu hevesler, anne-babaların evlâtlarının gönüllerini ihyâ etmekteki ihmal ve gafletlerinin neticesidir. Bu hâl, aşağılık duygusunu bastırma hareketidir.

Hepsi dünyevî birtakım boş hevesler için...

Çünkü tahsil; bir tarafıyla da makam-mevki elde etmeye, böylece aşağılık duygusunu bastırmaya hizmet ediyor.

Hâlbuki;

Cenâb-ı Hak bize her Fâtiha’da şöyle duâ ettiriyor:

“Gazabına uğrayanların ve dalâlete düşenlerin yoluna bizi sevk etme! (Onların hâlinden bizi muhafaza eyle!..) (el-Fâtiha, 7)

Evlâtlarını da gazaba uğrayanlardan ve dalâlete düşenlerden uzak tutmak bir anne-babanın vazifesidir.

Gafil anne-babalar;

“–Benim evlâdım oraya gider ama zarar görmez, kendisini muhafaza eder.” zannediyor.

Cenâb-ı Hakk’ın tâlimatları çok açık:

لَا تَقْعُدْ

“...Zâlimler (kâfirler) topluluğuyla oturma!..” (el-En‘âm, 68)

“...Oturursanız siz de onlar gibi olursunuz!..” (en-Nisâ, 140)

Çünkü gaflet; bir virüs gibi, bir radyasyon gibi sirâyet eder. Çocuklukta verilen mâneviyat yeterli gelmez. Vücudumuzda da bağışıklık sistemi var. Fakat virüs fazlaca gelince, o sistem çöküyor ve vücudu virüs ele geçiriyor.

Cenâb-ı Hakk’ın Hâdî ism-i şerîfinin muktezâsınca her türlü zarardan korunabilen nâdir örnekler gösterilebilir. Fakat hüküm, eksere göre verilir. Nâdir, yok hükmündedir.

Yine Kur’ân-ı Kerim, Ashâb-ı Kehf’i misal veriyor:

Onlar; inançlarını korumak için, âhirete inanmayan kavimlerinden uzaklaştılar ve bir mağaraya sığındılar. Cenâb-ı Hak onları muhafaza etti.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ağustos, Sayı: 258

İslam ve İhsan

KENDİ MİLLETİNE DÎNİNE ÖRF VE ÂDETİNE YABANCILAŞANLAR

Kendi Milletine Dînine Örf ve Âdetine Yabancılaşanlar

MESELE MİSVAK DEĞİL, ASIL MESELEYİ GÖREBİLMEK

Mesele Misvak Değil, Asıl Meseleyi Görebilmek

İMANI TEHLİKEYE ATAN TAKLİT

İmanı Tehlikeye Atan Taklit

BATI DÜNYASININ GERÇEK YÜZÜ

Batı Dünyasının Gerçek Yüzü

'İSLAM MEDENİYETİ'NE NASIL ULAŞILIR?

'islam Medeniyeti'ne Nasıl Ulaşılır?

İSLÂM ALİMLERİ, İLİM MEDENİYETİNİN TEMELİDİR

İslâm Alimleri, İlim Medeniyetinin Temelidir

KİME BENZİYORUZ? KİMİ TAKLİT EDİYORUZ?

Kime Benziyoruz? Kimi Taklit Ediyoruz?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle