Kur’ân-ı Kerim’e Göre Abdestte Ayaklar Yıkanır mı Yoksa Mesh mi Edilir?
Kur’ân-ı Kerim’e göre abdestte ayaklar yıkanır mı yoksa mesh mi edilir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
(Aşağıdaki metin videonun kısa bir özetidir. Vaazın tamamı ve tüm detayları için videoyu izleyebilirsiniz.)
Bir insanın Kur’ân-ı Kerîm’i kendi görüşüne, kendi anlayışına göre yorumlamaya kalkması son derece tehlikeli bir iştir. Çünkü bu yol, insanı hakikate değil, hevâsına götürür. Nitekim Resûlullah Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Kur’ân’ı kendi görüşüne göre tefsir eden kimseyi şiddetle uyarmış ve bunun ağır bir vebal olduğunu haber vermiştir.
Kur’ân-ı Kerîm bizlere başıboş bırakılmış bir kitap olarak indirilmemiştir. Cenâb-ı Hak, Kur’ân’ı indirmiş; fakat onu insanlara açıklaması, beyan etmesi için Hazreti Peygamberi göndermiştir. Yani Kur’ân, Peygamber Efendimizin rehberliği olmadan doğru anlaşılamaz. Kur’ân’ı anlamanın yolu, onu ilk anlayan, ilk yaşayan ve ilk uygulayan Resûlullah Efendimizin izinden gitmektir.
Bakınız, abdest meselesi bunun en açık örneklerinden biridir. Hazreti Peygamber Efendimizin abdestine baktığımızda, ayaklarını yıkadığını açıkça görüyoruz. Hatta topuklarını yıkamayanlar hakkında çok ağır bir ikazda bulunmuş, bu konuda ümmeti uyarmıştır. Demek ki mesele sadece ayetin dil bilgisi ihtimalleri değildir. Mesele, o ayetin nasıl yaşandığıdır, nasıl uygulandığıdır.
Kur’ân ayetlerini, Hazreti Peygamberin uygulamalarından ve açıklamalarından kopararak anlamaya kalkarsak, herkes kendine göre bir Kur’ân çıkarır. İşte bu sebeple, Resûlullah Efendimizin uygulamaları sahabe tarafından dikkatle izlenmiş, öğrenilmiş ve nesilden nesile aynen aktarılmıştır.
Aziz kardeşlerim, bugün ümmetin kahir ekseriyetinin, yani büyük çoğunluğunun uyguladığı bir abdest anlayışı varsa, bu rastgele oluşmuş değildir. Bu, Peygamber Efendimizin sünnetinin, sahabenin şahitliğinin ve ümmetin asırlardır süregelen ittifakının bir neticesidir. Ümmetin ana gövdesinden kopmak değil, o ana yolun içinde kalmak esastır.
Rabbim bizleri Kur’ân’ı, Resûlullah Efendimizin anladığı ve yaşadığı şekilde anlayan, sünnetten ayrılmayan kullarından eylesin. Âmin.













YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!