Kur’an-ı Kerim’deki Duraklar

Kur’an-ı Kerim’deki durak işaretleri ne anlama geliyor?

Kur’an-ı Kerim’i okurken nerede durulup nerede geçilmesi gerektiğini bize gösteren duraklar mevcuttur. Bunlara “vakıf” denir. Vakıf; Kur’ân-ı Kerim okurken herhangi bir kelime sonunda durup nefes almak, sonra okumaya devam etmektir. Vakıf işaretleri ise Kur’ân ayetlerinin sonunda veya ortasındaki kelimeler üzerine konulan durak işaretleridir. Vakıf işaretine “secâvend” de denilir. Bu işaretlerin her birinin ifade ettiği bir anlam vardır.

  • Secaved Nedir?

Secâvendler, Türkçedeki noktalama işaretlerine benzer. Okunan yerin manâsı göz önüne alınarak konulmuşlardır. Bu işaretleri ilk defa Muhammed b. Tayfur es-Secâvendi (öl: 560/1165) koymuştur ki, daha sonra konulan bazı işaretlerle birlikte hepsine birden, onun ismine izafeten “Secâvend” denilmiştir. İşte Kur'an-ı Kerimde bu duraklara (vakıf işaretine) “secâvend” denilir.

KUR’AN’DAKİ DURAKLAR - VİDEO

KUR’AN’DAKİ VAKIFLAR VE VAKIF İŞARETLERİ - VİDEO

KUR’AN-I KERİM’DEKİ VAKIF VE VAKIF İŞARETLERİ

Mim (م) Lâzım Vakf: Durmak gerekir. Durulmadığında anlam bozulabilir.

Tı (ط) Mutlak Vakf: Durmak için şartlar uygundur. Mana yönünden birbirinden bağımsız olan yerlerde bulunur.

Cim (ج) Caiz Vakf: Durulabilir veya geçilebilir. Durulması daha uygundur.

Ze (ز) Mücevvez Vakf: Durulabilir veya geçilebilir. Geçilmesi daha uygundur.

Sad (ص) Murahhas Vakf: Nefes yetmezse durulabilir. Normalde geçmek daha uygundur.

Lâ (ﻻ) Lâ Vakfi: Mana yönünden birbirine bağlı olan yerlerde bulunur. Durmak uygun değildir. Durulduğunda geriden alınarak devam edilir. Ayet sonunda ise geriden alıp devam etmeye gerek yoktur.

Gıf (قف ): Ayetin anlamının açık olmasına katkı sağlayacağı için durmak uygundur.

Kaf (ق): Durulabilir veya geçilebilir. Geçmek daha uygundur.

Ayın (ع): Ayetlerin sonlarında bulunur. Bir konunun bittiğini ve diğerinin başladığını ifade eder. Namazda okurken Ayın işretinin olduğu yerde rükua gitmek daha uygundur.

Kef (ك): Kendisinden önceki durak işaretiyle aynı hükmü taşır.

Muâneka Vakfi: Birbirine yakın yerlerde iki ayrı yere konulan üçer noktadan ibarettir. Birincisinde durulursa İkincisinde durulmaz. İkincisinde durulursa birincisinde durulmaz.

KUR’AN’DAKİ İŞARETLERİN TABLOSU

Vakf-ı lazım Durulması gerekir, geçilmesi uygun değildir.
Vakf-ı mutlak Durulması evlâdır, geçilmesi caizdir.
Vakf-ı caiz Durulması evlâdır, geçilmesi caizdir.
Vakf-ı ruhsat Geçilmesi evlâdır, durulması caizdir.
Vakf-mucevvez Geçilmesi evlâdır, durulması caizdir.
Durulmaz Durulması müsait değildir. Durulursa geriden ve uygun bir yerden alınarak geçilir.
Vasl (geç) Durulabilir de, geçilebilir de.
ﻗﻒ Vakf(dur) Durulması evlâdır, geçilmesi caizdir.
Rükû Yeni kıssa başıdır. Duruması ve namazda ise rükû yapılabilir.
ﺴَﻜﺘﻪ Sekte Nefes almadan dur ve oku demektir. Kuran'da 4 yerde vardır.
ﻗﺼﺮ Kasr Uzatmadan kısa oku demektir.
ﻤﺪ Med Kısaltmadan uzun oku demektir.
څ څ Bağlantılı durak Birbirine yakin iki yerde bulunur. Birinde durulunca ötekinde geçilir.

Kaynak: Fatih Çollak & İslamveihsan

KURÂN-I KERÎM'İ EZBERLEME TEKNİKLERİ

Kurân-ı Kerîm'i Ezberleme Teknikleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Allah razı olsun

    5 e gidiyorum 2. Donem duraklari ogreniyiruz cook sagolun

    Selamun aleyküm, Ayetin sonunda Lamelif de bulunursa herzaman için geçilmesi mi daha uygundur?Yani nefesimiz yeterse bu durumlarda geçilmesi mi evladır? Durulması uygun değilmidir?

    • Ayet sonundaysa durulur,ama ayet ortasında nefesin yetmedide durmak zorunda kaldı isen durup geriden alıp öyle okunan gerekir

    Allah Razı Olsun.

    Selamun Aleykum benim bir sorum olacak. Namazda sure okur iken mesela Bismillah Elhamdulillahi rabbil alemin durduk nefes aldik Errahmanirrahim diye devam ettik olmasi gereken bu. Ya da geçiş yapacaksak Elhamdulillahi rabbil aleminerrahmanirrahim dememiz lazim. sorum su Elhamdulillahi rabbil alemin den sonra nefes almadan bir elif miktari durup sekte gibi sonra errahmanirrahim diye devam etsek ne olur sahih olur mu

    • Sait kardeş fatihanın ardindan sekte yapılmaz ayet bitiyor zaten eğer nefeson yetmediyse nefes alıp devam edebilirsin
      Vesselam

    Çok teşekkürler çok işime yaradı.

    sağolun yarın kuranı kerim sınavım vardı

    6 tane var ama

    Durmak derken cezm gibi bir duruşmu örneğin : El - gibimi yoksa Ele, deyip durmak mı?

    • Eğer kelimenin sonunda uzatma alameti(he zamiri hariç) var ise uzatılarak durulur. bir de yuvarlak ta hariç tenvinli kelimelerde durulurken uzatılarak durulur. bunların yanında bir kaç istisna özel kurallı kelimelerde uzatılarak durulur. yoksa bir çok örnekte sukün üzere kelime cezimlenerek durulur.

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.