Kur'ân Aşıkları Türkiye'de

"Türkiye Uluslararası Hafızlık ve Kur'an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" düzenleniyor. İstanbul'da Fatih ve Sultanahmet Camii'nde düzenelenen yarışmaya dünya çapında 50 hafız ve 48 kurra birincilik için yarışacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı bir ilke imza atarak, ‘Türkiye Uluslararası Hafızlık ve Kur'an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’ düzenliyor.

Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanlığı tarafından Kur’an kültürünün ve eğitiminin yaygınlaştırılması, Kur'an-ı Kerim’in ezberlenmesi ve güzel okunmasını teşvik etmek amacıyla Türkiye’de ilk defa düzenlenen yarışmaya 52 ülkeden 98 hafız ve kurra katılıyor.

5-10 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Fatih Camiinde 50 Hafız birincilik için yarışacakken, aynı tarihlerde Sultanahmet Camiinde ise Kur'an-ı Kerim’i güzel okuma yarışması için 48 kurra birincilik için yarışacaktır.

Bütün İslam ülkelerinin takip ettiği Kur’an yarışmasının İstanbul Fatih Camiinde gerçekleşen açılış programına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Kudüs eski Müftüsü İkrime Sabri katıldı.

Açılış programında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, bugünü bayram ilan ederek, Sultan Fatih Muhammed Han’ın huzurunda böyle bir yarışmanın yapılmış olmasından dolayı Allah’a ne kadar hamd edilse az olacağını kaydetti.

ULUSLARARASI JÜRİ SONUÇLARI BELİRLEYECEK

Uluslararası Hafızlık ve Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışmaları, 6-9 Temmuz tarihleri arasında Fatih ve Sultanahmet Camilerinde yapılacak.

Organizasyon süresince her gün Fatih Camisi'nde saat 10.00'dan 15.00'e kadar hafızlık yarışmaları, Sultanahmet Camisi'nde de aynı saatlerde Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma yarışmaları gerçekleştirilecek.

Vatandaşların da takip edebilecekleri yarışmalarda sonuçlar, oluşturulan uluslararası jüri tarafından belirlenecek. Yarışmanın kazananlarına ödülleri Cuma günü Sultanahmet Camisi'nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.