Kumpir Tarifi (evde Kumpir Yapılışı)

Evde kumpir nasıl yapılır? İşte kolay kumpir tarifi.

Kumpir tarifi (Evde kumpir yapılışı):

Malzemeleri:

2 adet orta boy patates (Kişi adedine göre artırabilirsiniz.)

1 kâse garnitür

5-6 adet kornişon turşu

1 kâse haşlanmış mısır

Ketçap

Mayonez

1 tutam tuz

Dilerseniz; zeytin, salam, sosis ve benzeri yiyecekler ekleyebilirsiniz.

Kumpirin lezzetine lezzet katan, öncelikli püf noktası

1 kâse rendelenmiş kaşar peyniri

2 çorba kaşığı, oda sıcaklığında tereyağı

Hazırlanışı:

Öncelikle kumpir yapmak için kullanacağınız patatesleri güzelce yıkayın ve düdüklü tencereye alıp yarısına kadar su koyarak kapağını kapatın ve kaynadıktan sonra 5 dakika kadar pişirip altını kapatın. Patatesler tam pişmemiş olmakla birlikte, çok sert olmamalı ki, fırında kısa sürede pişsin.

Düdüklü tencereden aldığınız patatesleri, fırının ızgarasına koyun ve 240 derecede 40 dakika kadar pişirin. (Düdüklüde haşlamayıp direk fırına atınca, pişmesi bir buçuk saat kadar sürebiliyor. O yüzden bu usul, daha pratik…)

Patates pişerken garnitürü hazırlayın. Bunun için garnitürün suyunu süzüp bir kap içine alın ve dilediğiniz miktarda mayonez ile karıştırıp, doğranmış kornişon ilâve edin. Patatesler pişince fırından alın ve ortadan ikiye kesip kaşıkla patatesin yarısını bir kâseye boşaltın. Püre yapıp kaşar rendesi, tuz ve tereyağı ekleyerek harmanlayın.

Püreyi patatesin içerisine alın ve kabuktaki patatesle de karıştırın. Hazırladığınız garnitürü, konserve mısırı ile birlikte patatesin ortasına yerleştirin ve ketçap sıkarak servis yapın. Âfiyet-şifâ olsun.

Kaynak: Elif Coşkun, Şebnem Dergisi, Sayı: 174

 

PATATES YEMEKLERİ

Patates Yemekleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.