Nefs engeli aşılmadan, birtakım kalbî merhaleler geçilmeden, gönülleri irşad hizmetine ehil olmak mümkün değildir. Nitekim büyük mürşid-i kâmillerin hepsi de bu
Nefs engeli aşılmadan, birtakım kalbî merhaleler geçilmeden, gönülleri irşad hizmetine ehil olmak mümkün değildir. Nitekim büyük mürşid-i kâmillerin hepsi de bu
İnsanın en zor terk edebildiği kötü huy, enâniyet, yani benliktir. İnsan dâimâ benliği sebebiyle nefsinin peşinde koşar ve hep kendisini haklı görür.
Aklı tanrılaştırarak kirlenmeye maruz kalmış mana yoksulu modern insanın, yokluk aynasında yapılanmaya, tamir, salah ve tecdid açısından ne kadar ihtiyacı var.
Allah’a giden yollar insanların nefesleri sayısınca olsa da genel anlamda iki tanedir. Bunlardan biri; peygamberlerin, velilerin ve müminlerin yolu olan rahmet
Aradan geçen yedi yüzyıla rağmen eskimemiş ve Anadolu’nun her bucağı, ona sahip çıkma temâyülü ile kendisine on iki yerde kabir ve makam isnâd etmiş bulunan All
Yunus Emre Hazretlerinin bütün mahlukatı kucaklayan beyanı, dünyanın neresinde olursa olsun -zalim veya mazlum- bütün insanlığı dünya ve ahiret planında kurtara
Müslümanlar arasında sufiler kalb kırmama hususundaki hassasiyetleri ile bilinirler. Zira kalb Allah’ın evi O’nun tecelli ettiği manevi saraydır. Bu sebeple kal
Kişinin mânevî kıymeti, gerçek mânâda âhirette belli olacaktır. Bu yüzden kula düşen; hiçlik ve acziyet hissiyâtı içinde, kulluğa devam etmektir. Bizler de son
Kul; Rabb'ine olan muhabbet ve bağlılığını, fânî varlıklara duyduğu sevgi ve bağlılıkların üstüne çıkarmadıkça, kâmil bir îmâna ulaşamaz...