İnsan Allah'a (cc) layık bir kul Resulüne layık bir ümmet olma çabası ile bir ömür geçirirse, yaptığı her işte hayrı gözetip yaratılanı Yaratan'dan ötürü severs
İnsan her şeyden önce kendini bilmeli, nerden geldiğini, nasıl geldiğini, görevinin ne olduğunu ve nereye gideceğini... Eğer bunları sorgularda kendini bulursa
Allah (cc) kullarına o kadar merhametlidir ki son nefese kadar tövbe kapısını açık bırakmıştır. Burda şunuda anlayabiliriz. Bizleri yaratan Rabbimiz bile bizler
Hayırlı bir amel işleyeceğimiz vakit nelere dikkat etmeliyiz? Çünkü yapılan her amel güzel bir niyet ve ihlas ile yapılmazsa Allah muhafaza heba olması gibi bir
İslam medeniyeti ve diğer medeniyetler arasındaki farklar nelerdir? İslam'ın takvâ ve güzel ahlak üzere gelmesi fakat günümüz ahlak ve toplum anlayışında ki sık
Allah'a (c.c) ve Resulü'ne (s.a.v) duyulan muhabbet kadar güzeli var mıdır? Kişiyi Ebubekir yapanda Ebu Cehil olarak andıranda bu muhabbet ve sevgidir. Kiminin
Efendimiz (s.a.v) ve gönül büyüklerimizden hikmetli sözler...
Altından, gümüşten, elmastan ve yakuttan daha kıymetli birşey varsa o da kazanılmış bir gönüldür. Her ne yaparsak yapalım gönül kırmamaya dikkat edelim. Bir gön
Kişi ne kadar zengin olursa olsun, ne kadar makam sahibi olursa olsun, bu mal ve makamın kim tarafından verildiğini bilirse hassasiyeti bu minvalde olur. Dünyan
Makbul bir kulluk hayatı için îmandan ihsâna yolculuk zarurîdir.