Kişi Başkasının Yardımı Olmadan Abdest Alamıyorsa Nasıl Hareket Etmelidir?

Kişi başkasının yardımı olmadan abdest alamıyorsa nasıl hareket etmelidir?

Bir eli bulunmayan kimse akarsu, çeşme gibi bir imkân bulamazsa veyâ suyu dökecek biri yoksa abdest almaktan muâf tutulmuştur. Bu kişiler teyemmüm ile namazlarını kılabilirler, abdest almak için kendilerini zorlamaları gerekmez. Bu konuda Büyük İslâm İlmihâli’nde şu bilgi verilmektedir: “Eli çolak olup suyu kullanamayan kimse, yardımcısı yok ise yüzünü ve kollarını yere sürmek sûretiyle teyemmüm edebilir. Elleri ve kolları kesilmiş kimse de yalnız yüzünü toprağa sürerek teyemmüm yapar, yüzünde yara bulunsa teyemmüm etmeksizin namazı kılar, kıldığı namazı da iâde etmez.”[1] Bâzıları o kişiden artık namaz yükümlüğü de kalkar, demişlerdir.[2]

İki eli de bulunmayan veyâ bulunsa dahî iş yapamayacak durumda olan bir kimse, yakınlarından yardım alarak abdestini alır. Böyle bir kimse abdest almayı terk edemez. Abdest aldıracak biri bulunmazsa teyemmüm ile ibâdetlerini yapar.

Elleri olmayan veyâ ellerini kullanamayan kişi, bir başkasından yardım alarak başını mesh edebilir. Böyle bir kişinin, yüzünü, kollarını ve ayaklarını suya tutması, başını hafifçe ıslatması veyâ ıslak yere başını değdirmesi ile de abdesti geçerli olur.[3] Aynı şekilde abdestin diğer farzlarını yerine getirmede zorluk çeken bu kişi başkasının yardımı ile de abdestini alabilir.[4]

Abdest alırken özürsüz olarak başkasından yardım almak mekrûhtur. Çünkü İbn Abbas: “Peygamber (s.a.s), abdest alırken başkasının yardımını almazdı.”[5] demiştir. Ancak bu durum özürlü olma hâlinde kaldırılmıştır. Çünkü zarûretler memnu’ olan şeyleri mübâh kılar.[6]

Bir kimse, eli kesik veyâ felçli olduğundan dolayı abdest alamayacak durumda olursa; Ebû Hanîfe’ye göre abdest aldıran birisi varsa, o kişinin teyemmüm etmesi câiz olmaz. Ücret karşılığı abdest aldırıyorsa, teyemmüm etmesi câizdir.[7] Zengîn ise ücret mukâbili yardım alarak abdestini alır. Buna imkânı yoksa teyemmüm ederek namazını kılar. Şâyet bunu da yapamaz ise vaktin hürmeti için abdestsiz, teyemmümsüz hâli üzere namazını kılar. Bunun adı da teşebbühtür.[8] Bilâhare gücü yettiğinde namazını iâde eder.[9] Bu, İmâm Ebû Yûsuf’a ve İmâm Muhammed’e göredir. İmâm Ebû Hanîfe’ye göre bu kişiden namaz mükellefiyeti düşer.[10] Zîrâ Allâh Teâlâ şöyle buyurmuştur:

ALLÂH DÎN HUSÛSUNDA ÜZERİNİZE HİÇBİR ZORLUK YÜKLEMEDİ

“(Allâh) Dîn husûsunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi.”[11]

Abdestsiz ve teyemmümsüz namaz kılmak zorunda olunca namaz en kısa hâliyle sâdece farzları yerine getirilerek kılınır. Sünnet ve vâciple meşgûl olunmaz. Teşebbüh esnâsında kırâat ve tesbîhât yapılmaz. Sıhhate kavuşulursa bu namazlar iâde edilir.[12] El ve ayağı bulunmayanın yüzü de hastalıklı olup abdest ve teyemmüm yapmadan teşebbüh ile namaz kılmışsa, bu namazını iâde etmez.[13] Mâlikîlere göre göre böyle bir durumda namaz yükümlülüğü düşer.[14]

Kendisine abdest aldıracak kimseyi bulamayan âciz kişi ittifâkan teyemmüm eder. Kendi hizmetçisi veyâ çocuğu, bakımını yapıyorsa o kişinin abdesti terk edip teyemmüm etmesi câiz olmaz. Lâkin karı-kocanın birbirlerine abdest alma husûsunda yardımcı olma zorunluluğu yoktur.[15]

Bedensel veyâ zihinsel engelliler, tahârette elinden geldiği kadarını yapmak zorundadır. Kendi işini kendi göremiyorsa bakım hizmetinde bulunan kişi ona yardımcı olur. Bu da olmuyorsa ağır engelli için tahâret zorunluluğu yoktur. Sağlığı açısından gusletmesi sakıncalı ise ya da onu guslettirecek biri bulunamıyorsa teyemmüm eder. Abdestte de kendi başına sıkıntı çekmeden abdest alabiliyorsa kendisi alır. Yardım edeni var ise ona ricâ eder. Abdest alması mümkün değilse teyemmüm eder.[16]

Felçli ve kötürüm olanların sağlam organları yok hükmünde olsa da abdest için gerekli olan yerlerin yıkanması veyâ teyemmüm ettirilmesi îcâb eder. Bunun için başkalarından yardım alırlar.[17]

Yıkama ile teyemmümü birleştirmek, yâni hasta olmayan yeri yıkayıp hastalıklı bulunan yer için teyemmüm etmek sahîh olmaz.[18]

Günün çoğunluğunu hastanede veyâ evinde yatarak geçiren, abdest için leğen kullanma imkânı bulamayan, koltuk değnekleriyle ya da birinin desteğiyle zor yürüyebilen kimse, abdest aldığında düşme tehlikesi yaşayacaksa veyâ ağrısı artacaksa abdest almaz, teyemmümle yetinir.

Felç geçiren yatalak hasta, bakımını yapan kimselerden abdest aldırması için ricâda bulunabilir. Bu kişiler onun hizmetçisi, çocuğu veyâ eşi bile olsa abdest aldırma zorunluluğu yoktur. Normalde teyemmüm yaptırılarak bu kişinin namaz kılması te’mîn edilir.

Bir eli felç olan, sağlam eliyle abdest almaya güç yetiriyorsa veyâ birisinin yardımıyla abdest alabiliyorsa böyle yapması gerekir. Eğer su ile abdest alamıyorsa, bu takdîrde toprakla teyemmüm alır. Eğer kendisi teyemmüm alamıyorsa, başkası tarafından ona teyemmüm aldırılır. Felçli olan kişi teyemmüme niyet eder. Teyemmüm aldırılırken kendisiyle ilgilenen kişi onun iki elini toprağa vurdurur, sonra iki eliyle onun yüzünü ve ellerini mesh ettirir.

Mâlikî mezhebine göre uzuvlar yıkanırken onların avuç içi ile ovulması abdestin şartlarındandır.[19] Bu fiîlî yerine getirmekte zorlanan elleri kesilmiş veyâ felçli olan kişi başkasından yardım isteyebilir. Yardım edecek biri yoksa bu yükümlülük üzerinden düşer.[20]

Dipnotlar:

[1] Bilmen, Ömer Nasuhi; Büyük İslâm İlmihâli, s. 91, paragraf: 208; Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.95.

[2] Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.95.

[3] Buhârî, “Vudû‘” 35; İbni Mâce, “Tahâret” 39.

[4] Özay, Hilal; İslâm Hukûkunda Hükümlere Tesiri Bakımından Bedensel Engel, s.74.

[5] İbni Mâce, “Tahâret” 30; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, I, 219.

[6] Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, I, 262.

[7] Küçüker, Hastalar ve Engelliler İlmihâli, s. 76.

[8] Teşebbüh: Kendini namaz kılan kimseye benzeterek îmâ ile kılmaktır. Namaz kılar gibi tavırlarda bulunmaktır.

[9] Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.95-96.

[10] Günenç, Büyük Şafiî İlmihâli, s. 39; Küçüker, Hastalar ve Engelliler İlmihâli, s. 77.

[11] Hac: 22/78.

[12] Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.96.

[13] İbni Âbidîn, Hâşiye ‘alâ Reddi’l-muhtâr, II, 100; Çeker, “Fıkıhta Hasta” SÜİFD, sy. 7, s. 34.

[14] Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, I, 451; Çeker, “Fıkıhta Hasta” SÜİFD, sy. 7, s. 34.

[15] Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.95.

[16] https://www.fetvâmeclisi.com/fetvâ-engelli-cocuklarin-dini-yukumluluklerini-soran-anneye-mektup-27286.html

[17] el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 5, 6.

[18] Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.94.

[19] Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, I, 235.

[20] Özay, Hilal; İslâm Hukûkunda Hükümlere Tesiri Bakımından Bedensel Engel, s.74.

Kaynak: Hasan Serhat YETER, Engellinin İlmihâli, 2022

İslam ve İhsan

GÖRME ENGELLİ KADINLAR, ÖZEL HALLERİNİN BAŞLANGIÇ VE BİTİŞ TESPİTİNİ NASIL YAPMALIDIR?

Görme Engelli Kadınlar, Özel Hallerinin Başlangıç Ve Bitiş Tespitini Nasıl Yapmalıdır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle