Yaratıklar içinde sadece insanlara ait olan ahlâk, İslâm’da dinin ana bölümlerinden biridir. Bizzat sevgili Peygamberimiz “ahlâkî üstünlükleri tamamlamak için g
Mü’min; din kardeşlerinin değil, kendi hatâ ve kusurlarının derdinde olmalıdır. Başkalarına kızıp tenkit etmenin, kendisini temize çıkarmayacağını bilmelidir.
Hakk’a vefâ, ancak ve ancak O’nun emirlerine riâyetle gerçekleşir. Bu vefâ, O’na bağlı his ve fiillerin zirvesidir. Çünkü yaratan, yaşatan ve kendisine her an m
Müslüman boş ve lüzumsuz işlerden uzak durup, hem kendine hem de topluma faydası olan hayır işleri ile meşgul olmalıdır. Bu onun helal çalışıp kazandığı maişeti
İnsan, bir nefes almakta dahi zorlandığında düştüğü durum onun ne kadar aciz olduğunu göstermektedir. Peki Rabbine karşı bu kadar aciz olan bir kulun haddini aş
Mevlânâ Hazretleri buyurur: “Eğer dünyadayken cennette bulunmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma! Çünkü bir kardeşini dostlukla a
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor: “Allah bir kuluna hayır murad edince onu dinde fakih kılar. Yani o kuluna dînin hükümlerini öğrenmey
Dine saygı kalbin takvasıdır. Prof. Dr. Mustafa Kara ile "Dinde saygı dili" üzerine röportaj... İnsan konuşurken ne söylediğini ne hakkında konuştuğunu ve nasıl
İhlâs, amelleri sırf Allah rızâsı için îfâ etmek ve onlar üzerine nefsânî gâyelerin gölgesini bile düşürmemektir. Başta riyâ ve ucub olmak üzere kalbimizi her t
Bir mü’min, mânen kemâle erebilmek için evvelâ tevâzû sahibi olmalıdır. Zira kendini mükemmel kabul edenler, kusur ve eksiklerini düzeltmeye yönelmezler. Çünkü