Allah'tan râzı olmaktan ilgili velîlerin kıymetli sözlerini sizler için hazırladık...
İslâm dîni, ölümü çok çok hatırlamayı ve ona dâir hazırlıklar ile meşgul olmayı, uyanık ve ârif bir kalbin en kıymetli sanat ve mahâreti olarak saymıştır.
Hakk’a kulluk, ilâhî kudret, azamet ve saltanat karşısındaki hiçlik, yokluk ve acziyetini görebilmek ve haddini bilebilmekten geçer. Bunu lâyıkıyla görebilen bi
Şeyhine teslim olan (Hakikatte Cenâb-ı Hakk'adır) bir sâlik kısa bir zamanda terakki eder, yüksek derecelere yükselir. Teslim olamayanın, ibâdeti daha fazla ols
Tasavvufta sâlik, bir mürşid-i kâmilin irşâdı ile kalbî eğitime tâbî olarak seyr u sülûkünü tamamlamaya çalışan kimsedir. Bu kalbî eğitim talebesi, mürşidin, yâ
Îman izzetine ters düşen muhabbetler, mü’minin kendisiyle çatışmasına, îmânını zedelemesine, hattâ inkâr bataklığına düşmesine bile sebebiyet verebilir. O hâlde
İslam’ı tek kelime ile ifade edecek olsak, “İslâm; edeptir” deriz. Peki hayatımızı edeb üzere nasıl yaşayacağız?
Allâh’ın bir kulunu küçük görmek ve gönlünü incitmek, onu yaratan Rabbimizi gazaplandırır. Bu sebeple Hak dostları, gönül karşısında titrek bir mum gibi hassas
Allah Teâlâ ile dost olmak farzdır. Bütün ehli islâm bunda ittifak etmişlerdir.
Yaşadığımız dünya hayatında zaman zaman zorluklar ve çilelere dûçar oluyoruz. Akıllı müslüman bunu Rabbimizin bir lûtfu ve ikramı olarak görür ve çilelerin kend