Yapılan işleri Allah katında değerli kılacak olan, ihlâs ve samîmiyetimiz, yani o işleri sadece Allah rızâsını kazanmak niyetiyle yapmış olmamızdır.
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur: “Hak Teâlâ, kimseye iyilik kapısını kapamamıştır. Şunu da bil ki, herkesin iyiliği kendi kudretine göredir. Bir zenginin hazinesi
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur: “Cömert kimse, meyve veren bir ağaç gibidir. Cömert olmayan insan da dağdaki odun gibidir.”
Nasıl bir hayat sürmek istiyoruz? Kiminle beraberiz? Hangi ortamlarda vakit geçiriyoruz? Ne ile meşgulüz, zamanımızı nelerle dolduruyoruz? Bütün bu sorularla va
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur: “Allâh’ın sana lûtuf ve ihsanda bulunmasını istiyorsan, o Allâh’ın kullarına iyilik et.”
Cimrilik edip infaktan uzak durmak, âhiret hayâtını tehlikeye atmaktır.
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- buyurur: “Hayat, iki günden ibarettir. Bir gün lehine (yani sana tebessüm hâlinde), bir gün de aleyhine (yani hüzün içinde)dir.
Bir müʼminin, muhtaca infâk edecek hiçbir imkânı yoksa, en azından onu tesellî etmelidir. Zira Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede "قَوْلاً مَيْسُوراً" buyuruyor. Yani
Aziz Mahmud Hüdâyî Vakfı, Bayırbucak Türkmenlerine yardımlarına devam ediyor.
Peygamber Efendimiz, hayırda acele etmenin ehemmiyetini, kendi örnek hayâtında sergilediği sayısız fazîletlerle tebliğ buyurmuşlardır.