Gafil insan, kendi iç dünyasındaki korkunç ahvalden habersizdir. Tezkiye edilmemiş nefs ve tasfiye edilmemiş kalp, çok zehirli hastalıklar ihtivâ eder. Âdetâ iç
Gönül almanın ve gönle girmenin en kolay ve emin yolu, hizmetten geçer. İnsanın hayat kalitesini geliştirmesi ve mânen seviye kazanması bakımından, gönül himmet
Müslümanların birbirlerine karşı yerine getirmeleri gereken bir takım hak ve vazifeleri vardır. Bu hak ve vazifeler, maddî ve mânevî alanda olabilir. Bunların y
Tüm mahlûkat insana emanettir. İstifade ettiği süre zarfında yaratılana karşı insaflı ve merhametli olmak ise insanlık borcumuzdur.
Bilgi, hâl ve dirâyette seviyeniz ne olursa olsun, istişâre, vazgeçilmemesi gereken bir emr-i ilâhîdir.İstişâre, ilâhî bir emirdir ve özellikle sorumluluk mevki
Zekât hakları itibarıyla fakirler, bir bakıma zenginlerin sermayelerine kırkta bir ortak durumundadırlar. Bu sebepledir ki her zengin her hicrî senede mutlaka s
Şâh-ı Nakşibend Hazretleri, helâle riâyet hususuna çok ihtimam gösterirdi. Şüpheli şeylerden kaçınmakta da büyük bir hassâsiyet sergilerdi. Sohbetlerinde devaml
Tebliğ ve irşadda, sözün önemi inkâr edilemez. Ancak hâl ile tebliğ, diğer bir ifadeyle temsîli tebliğ çok daha etkilidir. Söz ve hâl birlikteliği gerçekleştiği
Bir tarafta misafir geldi diye alnı kırışan, yüzü ekşiyen dar gönüllü nasipsizler, diğer tarafta ise misafirsiz sofraya oturmayan derya gönüllü bahtiyârlar. Hep
Kur’ân-ı Kerim’in her âyeti, bir ışık, bir nûr, bir hidâyet kaynağıdır. Ancak bazı âyetler ve bazı sûreler vardır ki, onların ayrı bir güzelliği, üstünlüğü ve f