PEYGAMBERİMİZ

Peygamber Efendimiz’in Son Tebessümü: Veda Sabahının Sürûru

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) dâr-ı bekāya irtihâlinden önceki o son tebessümü... Ashâbını saf saf namazda görmenin verdiği eşsiz sürûru ve veda iklimini hiss

Hüsn-i Zan Etmenin Önemini Gösteren Kıymetli Bir Kıssa

Müslümanın Müslüman hakkında hüsn-i zan üzere düşünmesinin önemini gösteren kıymetli bir hadise.

İfk Hâdisesi Nasıl Yaşandı?

İfk hâdisesi nedir? Nasıl yaşandı?

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) İlk ve En Büyük Destekçisi

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ilk ve en büyük destekçisi, kıymetli validemiz Hz. Hatice’nin; günümüz hanımlarına örnekliği ve fazileti.

Sahabe Namazı Hayatın Neresine Koymuştu?

Namazı olmayanın İslâm’da yeri yoktur!" diyen ağır yaralı Hz. Ömer'den, ayağındaki ok namazda çıkarılan Hz. Ali’ye; idam sehpasında son arzusunu secdede bu

Kur’ân’ı Yaşayıp Yaşatmakta En Güzel Örnek

Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendisinin yaşamadığı bir hayatı emretmedi. Önce kendisi yaşadı, ashâbına da nasıl yaşanacağını bizzat örnek olarak öğr

Hz. Ali’yi (r.a.) En Çok Sevindiren Nimet

Hz. Ali’nin (r.a.) "Bir Müslümanın sıkıntısını gidermeyi dünya dolusu altına tercih ederim" buyurduğu hikmetli sözleriyle hizmetin ve yardımlaşmanın f

İlk Müslümanların Maruz Kaldığı İşkenceler

Mekkeli müşrikler Müslümanlara ne gibi baskı ve zulümler yapmışlardır? Mekke döneminde ilk Müslümanların mâruz kaldığı işkenceler…

Kur'an'ı Kerim'in Dinleyenler Üzerindeki Etkisi

Kur’an-ı Kerim’in eşsiz îcâzı, belâgat üstünlüğü ve lafız-mânâ dengesini keşfedin. İlâhî kelâmın asırlardır süren meydan okuması ve gönüllerde bıraktığı sarsıcı

Teyemmüm Kolaylığının Gelişi

Teyemmüme izin veren ayetler nelerdir? Hangi hadise üzerine indi? Neler yaşandı?

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.