PEYGAMBERİMİZ

Faziletli Bir Zikir

Peygamberimizin (s.a.v) okuduğu kısa fakat sevabı büyük zikrin Arapça, Türkçe okunuşu ve anlamı...

Sabır Ayetleri

İlâhî teselli ile ferahlayan mahzun gönüllerin sabır ve tevekkül yolculuğuna şahit olun. Gece ibadetinin rûhu perçinleyen kuvveti ve Hakk’ın bâtıla karşı mutlak

Sevgili Hürmetine Affetmenin Fazileti

İffet timsâli Hz. Âişe vâlidemize yönelik iftirâlarda Hz. Âişe (r.a) vâlidemizin gösterdiği örnek davranış.

Kavmi İçin En Hayırlı Kadın "Cüveyriye Binti Haris"

Cüveyriye Binti Haris (r.a) validemiz Efendimizle (s.a.v.) nasıl evlendi? Hz. Âişe (r.a), Cüveyriye (r.a.) validemize hangi hadise sonrasında "“Kavmi için

Üsve-i Hasene: En Güzel Örnek Peygamberimiz

Cenâb-ı Hakk’ın üzerine yemin ettiği yegâne ömür olan Efendimiz’in (s.a.v.) üsve-i hasene oluşu, Hâlid bin Velid’in (r.a.) hikmetli diliyle O’nun idrakleri aşan

Seherleri İhya: Gecenin Feyzi ve Abdullah bin Ömer (r.a.)

Abdullah bin Ömer’in (r.a.) gördüğü rüya ve Efendimiz’in (s.a.v.) tavsiyesi ışığında, ruhun manevi gıdası olan seherleri ihya etmenin ve teheccüd namazının fazi

Şehadet Döşeğinde Bir Namaz Aşkı: 'Namaz Kılındı mı?'

Hançerlendiğinde ve kendinden geçtiğinde Hz. Ömer'i (r.a.) sadece 'namaz' uyandırabilirdi. 'Namazı terk edenin İslâm’dan nasîbi yoktur' sarsıcı ikazı ve ebedi k

Peygamberimiz ve Kur’an Aleyhinde İftiralara Cevaplar

Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aleyhindeki asılsız iddialara ilahi ve tarihi cevaplar. Velîd bin Muğîre’nin itirafları, Kevser Sûresi'nin 'ebter

Kişi Sevdiği İle Beraberdir Prensibinin Hayata Yansımaları

“Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buhârî, Edeb, 96) hadîs-i şerifini sahâbe nasıl anladı ve yaşadı? Onlardan almamız gereken dersler nelerdir? Bu hadîsin pratikte

Müşriklerin Kur'an'a Karşı Tavırları Nasıl Oldu?

Ölüm gerçeği ve ahiret haberiyle sarsılan Mekke’de; müşriklerin tüm engel ve inatlarına rağmen Kur’ân-ı Kerîm’in kalpleri nasıl fethettiğine dair sarsıcı bir te

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.