Hz. İsa (a.s.), Hz. Muhammed’i (s.a.v.) Nasıl Müjdeledi?
Hz. İsa’nın (a.s.) İncil ve Barnabas İncili’nde geçen Faraklit ve Ahmed müjdesi üzerinden Hz. Muhammed’e (a.s.) dair işaretler ve yorumlar ele alınıyor.
İsa -aleyhisselâm-’ın Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i müjdelemesi mevcut İncil’de dahî şöyle yer almaktadır:
İNCİL’DE FARAKLİT MÜJDESİ VE YUHANNA RİVAYETLERİ
“–Ben Peder’e ibâdet edeceğim ve O size başka bir teselli edici (Faraklit) gönderecek ki, O sizinle ebediyyen kalabilir.” (Yuhanna, 14/16-17)
Sonra Hazret-i İsa, son peygamber Ahmed -aleyhisselâm-’ın gelişinin, kendisinin gidişine bağlı olduğunu ifade ile der ki:
“Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, yardımcı (tesellici, Faraklit) size gelmez. Ama gidersem, O’nu size gönderirim. Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız. Ne var ki O, yani «Gerçeğin Rûhu» gelince, sizi gerçeğe yöneltecek. Çünkü O, kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.” (Yuhanna, 16/7-9, 12-13)
Metinde geçen «Faraklit» kelimesi, «hamd»e tekābül etmektedir.
Bazı hıristiyanlar bunu «muhallıs» (kurtarıcı) olarak açıklamışlar; bazıları da «hammâd» ve «hamîd» diye tefsir etmişlerdir.
Bu durumda «Faraklit» kelimesinin, Ahmed ve Muhammed mânâsına uygun olarak, asıl isme işaret ettiği gayet açıktır.
BARNABAS İNCİLİ’NDE HZ. MUHAMMED MÜJDESİ
Hazret-i İsa’nın müjdesi, Barnabas İncili’nin 39’uncu bâbında şöyle anlatılmaktadır:
Havârîler, İsa -aleyhisselâm-’a;
“–Söylediğin Mesih’in ismi nedir ve O’nun geldiğini nasıl anlayacağız?” diye sordular.
Hazret-i İsa şu cevabı verdi:
“–Mesih’in (Rasûl’ün) adı, hayran olmaya değer güzelliktedir. Cenâb-ı Hak, O’nun nûrunu yarattığı zaman, O’na bu ismi verdi ve O’nu semâvî ihtişamı içine koydu. Sonra;
«–Sen’in hatırın için Ben, cenneti, dünyayı ve birçok mahlûku yarattım. Bunların hepsini Sana hediye ediyorum. Sen’i takdir eden, Ben’den nimet bulacak; Sen’i inkâr eden, tarafımdan lânet olunacaktır. Ben Sen’i dünyaya Ben’im Rasûlüm olarak göndereceğim. Sen’in sözün sırf hakikat olacaktır. Yer ve gök ortadan kalkabilir, fakat Sen’in îmânın dâimâ ebedî olacaktır.» buyurdu.
O’nun ismi Faraklit’tir (Ahmed’dir).”
Bunun üzerine İsa -aleyhisselâm-’ın civarında toplanmış olan mü’minler, hemen seslerini yükselterek:
“–Ey Ahmed! Dünyayı kurtarmak için çabuk gel!” diye niyazda bulundular. (Bu ve benzeri ifadeler için Barnabas İncili’nin 41. ve 97. bâblarına da bakılabilir.)
Nitekim Kur’ân-ı Kerim, Hazret-i İsa’nın bu müjdesinden şöyle bahsetmektedir:
“Meryem oğlu İsa; «Ey İsrâiloğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş olan Tevrât’ı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen, Allâh’ın size gönderilmiş bir peygamberiyim!» demişti...” (es-Saff, 6)
Bunun içindir ki, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:
“Ben; babam İbrahim’in duâsı, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annem Âmine’nin rüyâsıyım.” (Ahmed bin Hanbel, V, 262; Hâkim, el-Müstedrek, II, 453)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hidayet Güneşi, Yüzakı Yayıncılık








YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!