İsrail Son 24 Saatte Gazze’de 300 Yeri Vurdu

İsrail ordusu, son 24 saatte abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yaklaşık 300 yeri vurdu.

İsrail, uluslararası kamuoyundan gelen ateşkes çağrılarına rağmen Gazze’ye yönelik 7 Ekim’de başlattığı saldırıları, şiddetlendirerek artırmaya devam ediyor.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, son 24 saatte Gazze genelinde yaklaşık 300 yerin vurulduğu belirtildi.

Hedef alınan yerler arasında, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarına ait tanksavar füzeleri ve roketlerin atıldığı noktalar gibi “askeri noktaların” olduğu öne sürüldü.

Açıklamada, bölgede bulunan kara güçlerinin Kassam Tugayları mensuplarıyla çatışmalara girdiği de kaydedildi.

İsrail güçleri, Batı Şeria'da sürdürdüğü gece baskınlarında birçok kişiyi gözaltına aldı

Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün çeşitli bölgelerine baskınlar yapan İsrail güçleri, 7 Filistinliyi gözaltına aldı.

Kudüs'ün kuzeyindeki Anata ve Ram beldelerinde çıkan olaylarda, 2 Filistinli İsrail askerleri tarafından açılan ateşle yaralandı.

Cenin kentindeki Kabatya beldesine baskın düzenleyen İsrail askerleri, burada da bir Filistinli genci yaraladı.

Yahudi yerleşimciler de El-Halil kentinin güneyindeki Musafir Yata beldesinde Filistinlilerin mülklerine saldırdı, bir kişinin evini yaktı.

Nablus'a bağlı Burin, Zevata ve Beyt İba köylerine baskın gerçekleştiren İsrail askerleri, 4 kişiyi gözaltına aldı.

Nablus'un güneyindeki Kusra köyünde de Filistinlilere ait arazilere, bölgedeki yasa dışı Yahudi yerleşimciler tarafından kullanılan iş makineleriyle zarar verildi. Mahfiyye bölgesine baskın düzenleyen İsrail askerlerine el yapımı bir patlayıcı atıldı.

Şuveyka'da İsrail güçleri ile Filistinliler arasında çatışma

El-Aksa televizyonun haberine göre ise Şuheda el-Aksa, Kudüs Seriyyeleri ve Tulkerim Tugayı adlı direniş güçlerinin yayımladığı ortak açıklamada, Tulkerim'de, bölgeye baskın düzenleyen İsrail güçleri ile buna engel olmaya çalışan Filistinliler arasında silahlı çatışmalar çıktığı belirtildi.

Açıklamada, Filistinli direnişçilerin "İşgal ordusundaki bir piyade birliğini Şuveyka bölgesinde güçlü bir tuzağa düşürdük, yoğun silah atışına maruz bıraktık. Piyadelerde yaralıların olduğundan eminiz" ifadelerine yer verildi.

Söz konusu çatışmaya dair, İsrail ordusundan ise henüz bir açıklama yapılmadı.

İsrail'in Gazze'ye saldırılarında son durum

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail'e kapsamlı saldırı başlattı.

İsrail ordusu da Gazze Şeridi'ne yoğun hava saldırılarına başladı.

İsrailli yetkililer, Gazze'den düzenlenen saldırılarda 312'si asker 1400'den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında 3 bin 457'si çocuk, 2 bin 136'sı kadın olmak üzere 8 bin 306 Filistinlinin öldürüldüğünü, 21 bin 48 kişinin yaralandığını bildirdi.

İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında ise 122 Filistinli öldü, yaklaşık 2 bin Filistinli yaralandı.

İsrail bombardımanında Gazze'de 35, Lübnan'da 1 gazeteci yaşamını yitirdi.

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yoğun saldırıları nedeniyle bölgedeki sabit hat, cep telefonu ve internet iletişim hizmetleri durma noktasına geldi.

İsrail ordusu, 26 Ekim’de karadan sınırlı operasyonları genişletmeye başlayıp hava saldırının dozunu daha da artırdı.

Gazze'de binlerce yaralı ile sivilin bulunduğu en büyük sağlık tesisi olan Şifa Hastanesi de İsrail ordusu tarafından hedef gösterildi.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim'den bu yana yaşanan çatışmalarda şu ana kadar 48 Hizbullah mensubu ile 4 İsrail askeri öldü.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.