İlahi Dinlerde Oruç: Kökenleri, Uygulamaları ve Değişim Süreçleri

Oruç ilahi dinlerin hepsinde var ama uygulanışı farklı! Yahudilikten Hristiyanlığa orucun geçirdiği büyük değişim ve İslam’daki en düzenli hali.

Hazırlayan: Prof. Dr. Salih İnci

Kur’an-ı Kerim’de orucun farziyyetini bildiren ayette (Bakara 2/183) orucun sadece Müslümanlara mahsus olmadığı, önceki ümmetlere de emredildiği bildirilmektedir. Ayette geçen “sizden öncekiler” ifadesiyle, İslam’da “Ehli Kitap” olarak adlandırılan öncelikle Yahudi ve Hıristiyanlar kastedilmiştir.

Müfessirlerin çoğu bu ayeti yorumlarken, Yahudilere ve Hristiyanlara farz kılınan orucun mahiyet itibariyle İslam’daki oruçla benzer bir ibadet olduğunu, ancak zaman içerisinde orucun din adamları tarafından sayı, tür ve uygulama bakımından değiştirildiğini söylemişlerdir. (Taberî, Câmiʿu’l-beyân ʿan teʾvîli âyi’l-Kurʾân, I, 619-620; Fahreddin er-Râzî, Mefâtîḥu’l-ġayb, III, 83-86.)

Kur’an’da yer alan “Onlar (Yahudi ve Hristiyanlar) Allah’ı bırakıp da din âlimlerini, rahiplerini rab edindiler.” (Tevbe 9/31) ayeti de bu bağlamda değerlendirilmektedir. Zira Hz. Muhammed (s.a.v.) ayette geçen “rab edinme”yi, din adamlarının bazı şeyleri helâl veya haram kılmaları şeklinde açıklamıştır. Nitekim, günümüzde Yahudilikte Yom Kippur dışındaki tüm oruçların din adamları tarafından ihdas edildiği; aynı şekilde Hristiyanlıktaki oruçların da sonraki dönemlerde kilise otoriteleri tarafından belirlendiği bilinmektedir.

Yahudilikte Oruç: Yas, Kefaret ve "Taanit" Geleneği

Yahudilikte oruçla ilgili temel kavram “Taanit”tir. Bu kelime yas tutma, nefsi sıkıntıya sokma, pişmanlık duyma ve tekrar imana dönme anlamlarına gelmektedir. (Tümer - Küçük, 1993, 330; Özen, 2001, 174) Yahudilikteki oruç anlayışında tövbe, pişmanlık, nefse eza, matem ve kefaret düşüncesi ön plana çıkmaktadır.

Yahudilikte matem niteliğinde oruçlar Yahudi tarihindeki acı olayları anmak için tutulur. Bununla birlikte kefaret ise sadece günah işleyen bireyin değil ailenin ve bütün bir soyun günahtan arınması olarak değerlendirilir. (I. Krallar,21/8-11; I.Samuel, 7/6) Bunun yanında oruçludan, tevazu sahibi olması ve muhtaçlara yardımcı olması da beklenir. (İşaya, 58/4-8)

Yahudilikte Oruç Sınıflandırması: Büyük ve Küçük Oruçlar

Yahudilikte oruçlar “Büyük Oruç” ve “Küçük Oruç” olarak ikiye ayrılır. Büyük oruçlar gün batımında başlayıp ertesi günün gün batımına kadar yaklaşık yirmi beş saat sürmektedir. Bu süre zarfında yemek içmek, cinsel ilişkide bulunmak, yıkanmak, yağ sürmek, ayakkabı giymek ve dünyevî işlerle meşgul olmak yasak kabul edilmektedir.

Yahudilikte kefaret orucu olarak bilinen Yom Kippur ile Kudüs mabedinin yıkılışı anısına tutulan Dokuz Av Orucu büyük oruçlardır ve zorunludur. Küçük oruçlar ise şafaktan gün batımına kadar devam eden yaklaşık on iki saatlik bir süreyi kapsamakta ve yalnızca yeme ve içme yasak kabul edilmektedir. Yahudilikte oruca başlama yaşı kızlarda on iki, erkeklerde ise on üç yaştır. (Yitik, 2007, 33/414)

Yahudi Tarihinin ve İnancının Temel Direği: 6 Ana Oruç

Yahudilikteki en önemli oruçlar şunlardır:  

  1. Yom Kippur Orucu: Yahudilikte Tevrat’ta açıkça emredilen tek oruçtur. (Levililer,16/29;23/27; Sayılar, 29/7) İbrani takvimine göre yılın ilk ayı olan Tişri’nin onuncu gününde tutulan bu oruç Yahudilikte en kutsal oruç olarak kabul edilir. Yirmi beş saat süren bu oruç Yahudilere göre tövbe, af ve kefaret günü olarak görülür. Aynı zamanda insanların Tanrı huzurunda yargılanacağı ve gelecek bir yıl içerisindeki kaderlerinin belirleneceği gündür. Şabat gününe denk gelse bile ertelenmeyen tek oruçtur. Ayrıca bu orucun Yahudilikte, İsrailoğullarının altın buzağıya tapmaları sebebiyle duydukları pişmanlığın da bir ifadesi olarak tutulur. 
  2. Dokuz Av Orucu: Yahudilerde Yom Kippur’dan sonra tutulan ikinci büyük oruçtur. Kudüs’teki mabedin farklı dönemlerdeki yıkılışı anısına tutulur.
  3. Temmuz On yedi Orucu: Mabedin duvarlarının yıkılışı anısına tutulur.
  4. Tevet Orucu: Kudüs’ün kuşatılması anısına tutulur. 
  5. Gedalya Orucu: Yahudi Kralı Gedalya’nın öldürülmesi olayının hatırasıdır.
  6. Ester Orucu: Yahudileri katliamından kurtaran Ester adlı Yahudi kızını yad etmek için tutulur. (Yitik, 2007, 33/414-415; Meral, 2021, 209-211)

Geleneksel ve Özel Gün Oruçları: Din Adamlarının Düzenlemeleri

Diğer Oruçlar: Bunların tümü din adamları tarafından ihdas edilmiştir. İlk doğan orucu (Bebek Musa’nın kurtuluşu), Adar Orucu (Hz. Musa’nın (a.s.) ölümü) izdivaç orucu, matem orucu, küçük Yom Kippur orucu, her ayın belli günlerdeki (ilk Pazartesi, Perşembe ve ayın son günü) oruçlarla daha pek çok nedene bağlı tutulan başka oruçlar da bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi Yahudilikte çeşitli sayıda oruç bulunmaktadır. Ancak bu oruçlar İslam’daki Ramazan orucunda olduğu gibi kesintisiz tutulmaz; yılın farklı zamanlarına dağıtılmış şekildedir. Ayrıca yalnızca iki oruç zorunludur, diğerleri tavsiye edilen oruçlar olup yıl boyunca tutulan önemli oruçların toplamı, altı gün civarında olduğu söylenebilir.

Kur’an’da geçen bazı ayetler ile Yahudilikteki oruçlar arasında dolaylı bir ilişki kurulmaktadır. Örneğin “Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı ilah edinmekle kendinize zulmettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün.” (Bakara, 2/54) ayeti, Tevrat’taki Yom Kippur orucuyla ilişkilendirilmektedir.

Yine Kur’an’da Hz. Mûsa (a.s.), vahiy almak üzere kırk günlük bir inzivaya çekilmiştir (Araf, 7/142). Tevrat’ta ise Hz. Musa’nın (a.s.) Sina Dağı’nda kırk gün kırk gece boyunca hiçbir şey yemeden ve içmeden kaldığı ifade edilmektedir. (Çıkış 34/28) Buradan hareketle Yahudilikte kırk günlük bir oruç geleneğinin bulunduğu ileri sürülmektedir. Ancak günümüz Yahudiliğinde bu olayla doğrudan bağlantılı bir oruç uygulaması bulunmamaktadır.

Eski Ahit’te Hz. Davud’un (a.s.) hasta olan çocuğunun iyileşmesi için oruç tuttuğu rivayet edilmektedir. Ancak bu orucun şekli hakkında bir bilgi bulunmamaktadır (II. Samuel, 12/15-23). Bu olay, bize hadislerde geçen Hz. Davud (a.s.) orucunu akla getirmektedir. 

Yine Yahudilikte nefsi terbiye amacıyla tutulan “sükût orucundan” söz edilir. (Ay, 2015, 220-221; Demir, 2015, 88) Hahamların tavsiyesi üzerine başlayan bu uygulama Kur’an’da Hz. Zekeriya’nın (a.s.) (Ali İmran 3/41) ve Hz. Meryem’in (a.s.) (Meryem 19/26) sükût orucu tuttuklarını bildiren ayetlerle benzerlik göstermektedir.

Aşure Orucu: Yahudilikle ilişkilendirilen bir diğer oruç da Aşure orucudur. Bu oruç da Hz. Peygamberin (s.a.v.) Müslümanlara tutulmasını emrettiği, ancak Yahudilere benzememek için Muharrem ayının bir gün öncesinde ve sonrasında da birer gün ilave ederek tuttukları oruçla kısmi benzerlik göstermektedir. (Buhârî, “Savm”, 68; Müslim, “Sıyâm”, 127, 128)

Hristiyanlıkta Oruç: İbadetten Perhize Dönüşümü

Hıristiyanlıktaki orucun kökeni Yahudiliğe dayanır. Yeni Ahid’e göre Hz. İsa (a.s.) tebliğe başlamadan önce hem kırk gün oruç tutmuş hem de Yahudilikteki kefaret orucunu tutmuştur. Yine İncillerde Hz. İsa’nın (a.s.) kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktığından bahsedilmektedir. (Matta, 4/2; Resullerin işleri, 13/2; 14/23)

Hristiyanlıkta Oruç İbadeti: Kilise Otoritesi ve Kuralların Şekillenmesi

Bu rivayetlere rağmen Hristiyanlar göre Hz. İsa (a.s.) kendisi özel bir oruç günü veya belirli bir oruç şekli tavsiye etmemiştir. Ancak havarilerine oruç tuttuklarında ikiyüzlü kimseler gibi davranmamalarını, insanların dikkatini çekmek için yüzlerini asık göstermemelerini öğütlemiş ve karşılığını yalnızca Tanrı’dan bekleyerek bu ibadeti yetine getirmelerini tavsiye etmiştir. (Matta 6:16-18)

Hz. İsa’dan (a.s.) sonra Hıristiyanlar onun çarmıha gerildiği hafta çektiği sıkıntıların anısına özellikle çarşamba ve cuma günleri oruç tutmuşlardır. Ancak sonraki dönemlerde Pavlos’un etkisiyle şekillenen Hristiyanlık, Hz. Musa (a.s.) şeriatına artık ihtiyaç kalmadığını ileri sürerek zamanla şerî hükümlerin büyük bir kısmını terk etmiştir. (Galatyalılara Mektup 3/1-29)

Bu süreçte Hristiyanlıkta oruçla ilgili uygulamalar da kilise otoriteleri tarafından düzenlenmiş ve farklı mezheplere göre çeşitli uygulamalar ortaya çıkmıştır. Söz gelimi orucun zamanı, süresi ve mahiyeti Hristiyan mezhepleri arasında farklılık göstermektedir. Örneğin Katoliklerde oruca başlama yaşı yirmi iken Ortodokslarda bu yaş, on dört ve on beştir. (Yitik, 2007, 33/415)

Doğu Hıristiyanlarında oruçla ilgili kurallar daha sıkı iken, Batı kiliselerinde daha hafif ve sadedir. Diğer Hristiyan gruplarından farklı olarak Süryani Ortodoks Kilisesi’nde oruç gün doğumundan gün batımına kadar sürmekte, bu süre zarfında yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durulması gerekmekte, bu haliyle oruç, kısmen İslam’daki oruçla benzerlik göstermektedir. (Ay, 2015, 226)

Hristiyanlıkta oruç genellikle tefekkür, tövbe ve ruhî arınma aracı olarak görülmüştür.  Uygulamada çoğu zaman oruç günlük yiyecek miktarını azaltmak, et tüketimini sınırlandırmak ve balık dışındaki hayvansal gıdalardan uzak durmak şeklinde bir tür perhiz olarak değerlendirilmiştir. Modern dönemlerde özellikle Protestanlarda oruç; sigara ve içki gibi alışkanlıklardan uzak durmak, işini en iyi şekilde yapmak, başkalarına karşı saygılı olmak, muhtaçlara yardım etmek gibi birtakım anlayışlara indirgenmiştir. Perhiz türü oruçlar, özellikle ruhban ve katı manastır hayatı sürdüren keşişler tarafından zorunlu bir ibadet olarak görülürken sıradan Hıristiyanlara ise sadece tavsiye edilmiştir. (Erbaş, 2003, 51-56)

Hristiyanlıkta oruç, çoğunluk tarafından tutulan “genel oruçlarla”, tercihen tutulan “hususi oruçlar” şeklinde tasnif edilebilmektedir.

Takvime Bağlı Genel Oruçlar: Lent ve Noel Hazırlığı

Hristiyanlıkta genel oruçlar şunlardır:

  1. Şükran Orucu: Her Pazar, ekmek-şarap ayininden (evharistiya) önce kişinin kendisini her türlü yiyecekten mahrum etmesi şeklinde tutulur. Bu ayin Hz. İsa’nın (a.s.) havarileri ile birlikte yediği son akşam yemeğini temsil ettiği için önemlidir ve perhiz şeklindeki oruçla bugüne hazırlık yapılır.
  2. Lent Orucu: Büyük perhiz anlamına gelen bu oruç Paskalya Bayramına (Hz. İsa’nın (a.s.) çarmıh sonrası dirilişine) hazırlığı ifade eder ve Paskalya’dan kırk gün önce başlar. Bu süre aynı zamanda Hz. İsa’nın (a.s.) çölde geçirdiği 40 günü temsil eder.
  3. Advent /Noel Orucu: Hz. İsa’nın (a.s.) doğumuna hazırlık olarak Noelden (Christmas) dört hafta önce başlayıp Noel’e hazırlık sayılan perhiz dönemidir.
  4. Haftalık Oruçlar: Din adamları çarşamba, cuma ve cumartesi günlerinde oruç tutulmasını teşvik etmişlerdir. Çarşamba, Hz. İsa’nın (a.s.) Romalı askerler tarafından yakalandığı; Cuma, çarmıha gerildiği; Cumartesi ise defnedildiği için önemli görülmüştür.

Bireysel Niyetler ve Hususi Oruç Uygulamaları

Hristiyanlıkta genel oruçlar dışında kalan hususi oruç uygulamaları şunlardır:

Hususi oruçlar, dindar Hristiyanların bireysel tercihleriyle tuttukları oruçlardır. Bunlar arasında yıl içinde her mevsim tutulan üç günlük oruç, Hz. Meryem’in (a.s.) göğe yükseltilmesi anısına tutulan elli günlük oruç, manastır keşişleri ile papazların bireysel olarak tuttukları oruçlar, her cuma balık dışındaki et yememek şeklinde tutulan oruç, kefaret için tutulan oruçlar vb. sayılabilir. (Yitik, 2007, 33/415; Ay, 2015, 224-226)

Vahiy Mirasını Korumak: Oruç İbadetinde İslam’ın Tashih Edici Ölçüsü

Son olarak şunu belirtmek gerekir ki İslam dini, Hz. Âdem’den (a.s.) Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kadar gelen vahiy geleneğinin en son ve en olgun halkasıdır. Bu çerçevede İslam, Ehli Kitap topluluklarının inanç ve uygulamalarına yaklaşırken belirli prensipler benimsemiştir. Buna göre yanlış olduğu düşünülen uygulamalar reddedilmiş, tahrife uğradığı kabul edilen inanç ve ibadetler düzeltilmiş, vahiy geleneğiyle uyumlu olan unsurlar ise tasdik edilmiştir. Bunun yanında ibadet ve muamelat alanlarında tümüyle yeni düzenlemeler de getirilmiştir. Bu sebeple Yahudilik ve Hristiyanlıktaki oruç uygulamalarına da bu prensipler üzerinden yaklaşmak gerekir. Zira Kur’an, orucun önceki ümmetlere de farz kılındığını açıkça bildirmektedir.

Nitekim Hz. Musa (a.s.) ile ilişkilendirilen Aşure orucu gibi bazı örnekler, bize bu alanda ortak bir vahiy mirasının izlerinin tümüyle kaybolmadığını göstermektedir. Doğru olan, bu alanı vahyin sürekliliği, tarihsel değişim ve İslam’ın tashih edici ölçüsü çerçevesinde değerlendirmektir.

Sistematik İbadet: Ramazan Orucu ile Gelen Düzen ve Disiplin

Yukarıda da görüldüğü gibi Hristiyanlık ve Yahudilikte oruç çoğu zaman belirli günlere dağılmış, farklı tarihî olaylarla ilişkilendirilmiş, mezhepsel yorumlara bağlı olarak basit bir perhize indirgenmiştir. Daha da önemlisi her iki dini gelenekte de oruç din adamlarının tasarruflarıyla şekillenmiştir.

İslam ise, vahiy geleneğinin son halkası olarak oruç ibadetini Kur’an ayetleri ve bizzat Hz. Muhammed’in (s.a.v.) uygulamalarıyla sistematik bir biçimde düzenlemiş, Ramazan ayı boyunca kesintisiz ve düzenli olarak yapılan bir ibadet haline getirmiştir.

Kaynakça:

  • Ay, Rahim. “İlahi Dinlerde Oruç: Kaynağı, Amacı ve Uygulanışı Bakımından Karşılaştırmalı Bir İnceleme”. Journal of Analytic Divinity International Refereed Journal 5/2 (2015), 212-235.
  • Demir, Recep. “Diğer İnanç Sistemlerinde ve İslam’da Oruç (Karşılaştırmalı Bir Analiz)”. Ramazan ve Oruç. 79-103. İstanbul: Ümraniye Belediyesi, 2015.
  • Erbaş, Ali. Hıristiyanlıkta İbadet. İstanbul: Ayışığı Kitapları, 2003.
  • Meral, Yasin. Yahudi Kaynakları Işığında Yahudilik. İstanbul: MilelNihal Yayınları, 2021.
  • Özen, Adem. Yahudilikte İbadet. İstanbul: Ayışığı Kitapları, 2001.
  • Tümer, Günay - Küçük, Abdurrahman. Dinler Tarihi. Ankara: Ocak Yayınları, 1993.
  • Yitik, Ali İhsan. “Oruç”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 33/414-416. İstanbul: DİA, 2007.

İslam ve İhsan

YAHUDİLİKTE İBADETLER NELERDİR? NASIL YAPILIR?

Yahudilikte İbadetler Nelerdir? Nasıl Yapılır?

ÖNCEKİ SEMAVİ DİNLERE İSLAM DENİR Mİ?

Önceki Semavi Dinlere İslam Denir mi?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle