Hurafeler ve Batıl İnançlar

Türkiye’de bazı yörelerde görülen batıl inanç ve hurafeler nelerdir? Hurafe ve batıl inançlar ile ilgili örnekler…

Bazı yörelerde, hiçbir İslâmî temeli bulunmadığı hâlde dindenmiş gibi nakledilen ve birçoğu bâtıl dinlerin bakiyeleri olan birtakım hurâfelerin ortaya çıkmış olduğu mâlumdur.

HURAFE VE BATIL İNANÇLARLA İLGİLİ ÖRNEKLER

Aslâ îtibar edilmemesi gereken bu nevî bâtıl inanç ve uygulamaların birkaçı şöyledir:

  • Gece herhangi bir evde köpek ulursa, ya o hâneden ya da yakın hânelerin birinden cenâze çıkar.
  • Gece vakti bir evden başka bir eve; kazan, tava ve tencere gibi herhangi bir kap kacak verilirse bu hareket ölümü celbeder.
  • Makasın ağzı açık kalırsa kefen biçeceğine işarettir.
  • Kefen diken iğne kırılmalıdır. Zira ölüm ve uğursuzluk getirir.
  • Ölü yıkandıktan sonra kazan ters çevrilmezse bir başkası daha ölür.
  • Bir evden ölü çıkarsa o evdeki su kapları boşaltılmalıdır. Eğer boşaltılmazsa Azrâîl -aleyhisselâm- sulara dokunduğu için o evden biri daha ölebilir.
  • Evdeki eşyalardan herhangi biri kendi kendine düşer veya kırılırsa bu, ölüme işarettir.
  • Ayakkabı çıkarılırken ters çevrilirse o hâneden cenâze çıkar.
  • Ölünün rûhu geldiğinde odasını aydınlık bulsun diye, cenâze çıkan evde 40 gün lâmba söndürülmez.
  • Gece vakti ev süpürülürse fakirlik gelir, tırnak kesilirse ömür kısalır.
  • Üzerindeki elbiseye dikiş dikilen kimse, ağzına bir şey almazsa uğursuzluk getirir.
  • Gece vakitsiz horoz öterse savaş çıkar.
  • Boyu ölçülen çocuk kısa kalır.
  • At nalı asılan yere nazar isâbet etmez.
  • İki bayram arasında nikâh kıyılmaz.
  • Tavşan, tilki ve kara kedi yolu keserse, uğursuzluk gelir.
  • Bir yere giderken yılan görülürse, uğura işarettir…

Listesi daha da uzatılabilecek bu ve benzeri hurâfelerden hem kendimizi hem de neslimizi koruyabilmek için, dînî tahsile ehemmiyet vermeli, sahih İslâmî bilgileri ehlinden öğrenip öğretmeye gayret göstermeliyiz.

Unutmayalım ki Aliya İzzetbegoviçʼin dediği gibi:

“Din hurâfeleri yok etmezse, hurâfeler dîni yok eder!..”

Kaynak: osmannuritopbas.com

İslam ve İhsan

BATIL NEDİR?

Batıl Nedir?

BATIL İLE İLGİLİ AYETLER

Batıl ile İlgili Ayetler

HAK GELDİ BATIL ZAİL OLDU

Hak Geldi Batıl Zail Oldu

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.