Hazret-i Ömer’in Vasıflı İnsan Temennisi

Hazret-i Ömer’in (r.a.) temennisi üzerinden, toplumların ancak ilim, ahlâk ve fedakârlıkla yetişmiş kâmil şahsiyetlerle ayakta kalabileceği ele alınıyor.

Hazret-i Ömer radıyallahu anh bir gün dostlarıyla birlikte oturuyordu.

HAZRET-İ ÖMER’İN VASIFLI İNSAN ARAYIŞI

Onlara (Allah’tan) bazı talep ve temennîlerde bulunmalarını söyledi. Oradakilerden bir kısmı:

“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu paralarım olsun da Allah yolunda infâk edeyim!..” şeklinde arzusunu dile getirdi.

Bir kısmı:

“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu altınlarım olsun da Allah için harcayayım!..” dedi.

Bazıları da:

“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu mücevherlere sahip olayım da onları Allah yolunda sarf edeyim!..” diye temennî etti.

Ancak Hazret-i Ömer radıyallahu anh:

“–Daha, daha fazlasını isteyin!” deyince onlar:

“–Allah Teâlâ’dan daha başka ne isteyebiliriz ki?!” dediler.

Bunun üzerine Hazret-i Ömer radıyallahu anh:

“–Ben, içinde bulunduğumuz şu hânenin, Ebû Ubeyde bin Cerrâh, Muâz bin Cebel ve Huzeyfetü’l-Yemânî gibi (müstesnâ ve seçkin, her yönden kâmil) kimseler ile dolu olmasını ve bunları Allâh’a itaat yolunda, yani tebliğ ve ıslah hizmetlerinde istihdâm etmeyi temennî ederim...” dedi. (Buhârî, Târîhu’s-Sağîr, I, 54)

Hisse:

Toplumlar, maddî-mânevî emânetleri omuzlayacak keyfiyetli ve fedakâr insanlarla ayakta kalır. Böyle yüksek vasıflı şahsiyetlerden mahrum toplumlarda ise “insan krizi” başlar. Tıpkı baş koptuğunda vücut ve ayakların bir müddet sendeledikten sonra toprağa düşmesi gibi, toplum da hazin bir âkıbete sürüklenir.

Dolayısıyla en mühim mesele, maddî ve mânevî bakımdan vasıflı insan yetiştirebilmektir. Çünkü merhum Âkif’in dediği gibi:

“Adam ister yalınız etmeye bir kavmi adam!..”

Büyük ve ulvî gâyelere ancak kâmil şahsiyetlerle varılabileceğinden; nesillerimizi, ilim, irfan ve güzel ahlâk ile müzeyyen, üstün karakterli eğitimcilerin ellerinde yetiştirmeliyiz. Örnek ve ideal nesiller, ancak böyle mahâretli, gayretli ve olgun şahsiyetlerin eseridir.

“Bugün niye Fatihler yetişmiyor?” diye soruluyor.

Çünkü Akşemseddinleri yetiştiremeden Fatihleri yetiştiremeyiz.

Ecdâdımız Osmanlı’da Edebali yüreği Osman Gaziʼnin bileğiyle birleştiğinde 400 çadırlık aşîret kısa sürede hak ve adâletle âleme nizam veren koca bir cihan devletine dönüştü. Maddî ve mânevî kalkınma beraber yürüdüğünde büyük fütuhat gerçekleşti.

Günümüzde de bu şuurla yapılacak hizmet ve gayretlere muhtacız…

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Mü'minin Gönül Ufku, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

HZ. ÖMER’İN (R.A.) HAYAT DÜSTURLARI

Hz. Ömer’in (r.a.) Hayat Düsturları

HZ. ÖMER (R.A.) KİMDİR?

Hz. Ömer (r.a.) Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle