Hacda Vacip Olan Şeyler

Haccın vacipleri kaç tanedir, nelerdir? Hacda vacip olan şeyler...

Haccın vacipleri şunlardır:

HACDA VACİP OLAN ŞEYLER

  1. Sa’y Etmek

Safa ile Merve denilen iki tepe arasında yedi defa gidip gelmektir. Safa ile Merve arasındaki mesafeye sa’y edilen yer anlamına “mes’a” denir.

Sa’yin Sahih Olmasının Şartları

  1. Sa’yin, hac veya umre için ihrama girdikten sonra yapılması.

İhrama girmeden önce yapılan sa’y geçerli değildir.

Ancak hac sa’yinin ihramlı hâlde yapılması da şart değildir. İhramdan çıktıktan sonra da yapılabilir.

Hac için ihrama giren kimse, hac sa’yini Arafat vakfesinden önce yaparsa (ki bu sahihtir), ihramlı olarak yapması gerekir. Arafat dönüşü ziyaret tavafından sonra yaparsa ihramsız olarak yapar. Sünnete uygun olanı budur.

Umre sa’yinin ise umre tavafından sonra henüz tıraş olmadan ihramlı olarak yapılması vacibdir.

Umre tavafından sonra sa’y yapmadan tıraş olan kimse ihramdan çıkmış olur. Tıraş olduktan sonra ihramsız olarak yapılan sa’y sahihtir. Fakat vacib terk edildiği için ceza kurbanı gerekir.

  1. Sa’yin muteber bir tavaftan sonra yapılması.

Muteber tavaf ise cünüp, hayız ve nifas hâllerinden temizlenmiş olarak yapılan tavaftır.

Tavaftan önce yapılan sa’y sahih olmaz.

  1. Sa’ye, Safa’dan başlayıp Merve’de bitirmek.

Merve’den başlanacak olursa o şavt geçerli olmaz, iadesi gerekir.

  1. Hac sa’yinin, hac ayları başladıktan sonra yapılması.

Hac aylarından önce hac için ihrama girmek caizdir. Fakat hac ile ilgili diğer menasikin hac ayları başlamadan yapılması sahih değildir.

Sa’yin Vacipleri

  1. Sa’yi dört şavttan sonra yedi şavta tamamlamak.
  2. Sa’yi yürüyerek yapmak. Ancak herhangi bir mazereti sebebiyle yürüyerek sa’y yapamayacak olan kimse, arabaya binerek sa’yini yapabilir. Bundan ötürü bir ceza gerekmez.

Sa’yin Sünnetleri

  1. Sa’yi tavaftan sonra ara vermeden yapmak.
  2. Sa’yden önce Hacer-i Esved’i istilam ederek Safa tepesine gitmek.
  3. Sa’yin şavtlarını ara vermeden yapmak.
  4. Sa’yi abdestli olarak yapmak.
  5. Bedeninde ve elbisesinde namaza mani pislik bulunmamak.
  6. Her şavtta Safa ve Merve tepelerinin Kâbe’nin görülebileceği yerlerine kadar çıkmak.
  7. Her şavtta Safa ve Merve’de yüzünü Kâbe’ye dönüp tekbir, tehlil ve dua etmek.
  8. Erkeklerin Safa ve Merve tepeleri arasında yeşil ışıkla aydınlatılmış sütunlar arasında hervele yani kısa adımlarla koşarak yürümeleri (Kadınlar ise hervele yapmazlar.).
  9. Sa’y esnasında tekbir, tehlil ve dua ile meşgul olmak.

İbadetteki bir sünnet, imkânlar ölçüsünde yerine getirilir, aksi takdirde terk edilir. Her şavtta Safa ve Merve tepelerinin Kâbe’nin görülebileceği yerlerine kadar çıkmak sünnettir. Ancak izdiham sebebiyle bu sünneti yerine getireceğim diye başkalarını rahatsız etmek doğru olmaz ve bu sünnet terk edilir.

Sa’yin Yapılışı

Tavaftan sonra Hacer-i Esved istilam edilerek Safa tepesine çıkılır.

“Allahım! Senin rızan için Safa ile Merve arasında 7 şavt hac (veya umre) sa’yini yapmak istiyorum. Bana bunu kolay kıl ve kabul et.” diye niyet edilir.

Safa tepesinde Kâbe’ye dönülerek tekbir, tehlil getirilir ve salavat-ı şerife okunur. Eller kaldırılarak dua edilir ve Merve’ye doğru yürünür.

Erkekler yeşil ışıklı sütunlar arasında hervele yaparlar.

Merve’de de Kâbe’ye dönülerek tekbir, tehlil, salavat-ı şerife okunur. Eller kaldırılıp dua edilir. Böylece sa’yin bir şavtı tamamlanmış olur.

Aynı şekilde Safa’dan Merve’ye dört gidiş, Merve’den de Safa’ya üç dönüş olmak üzere yedi şavt tamamlanmış olur.

Gerek hac, gerek umre için sa’y birer defa yapılır, nafilesi yoktur. Bunun için her tavaftan sonra sa’y yapılmaz.

Hac sa’yinin ziyaret tavafından sonra yapılması efdaldir. Ancak ziyaret tavafından sonra izdiham olacağı için Arafat’a çıkmadan önce herhangi bir nafile tavaftan sonra da yapılabilir.

Temettu haccı yapanlara gelince, onlar, umreyi tamamladıktan sonra ihramdan çıkarlar. Sa’y ise ancak ihrama girdikten sonra yapılabilir.

Temettu haccı yapan kimse, ziyaret tavafından önce hac sa’yini yapmak isterse Terviye günü veya daha önce hac için ihrama girdikten sonra bir nafile tavaf yapar, sonra da haccın sa’yini yapabilir.

  1. Müzdelife’de Vakfe Yapmak

Müzdelife, harem sınırları içinde Arafat ile Mina arasında bir yerdir.

Hacılar, arefe günü güneş battıktan sonra Arafat’tan buraya gelirler. Burada akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde birlikte kılınır. Buna Cem’i Tehir denir ve vacibdir.

Akşam ve yatsı namazları Arafat’ta ve yolda kılınmaz. Şayet kılınacak olursa yatsı vakti çıkmadan Müzdelife’ye gelinmiş ise yeniden kılınması gerekir.

Ancak Müzdelife’ye gelmeden Arafat’ta veya yolda yatsı vaktinin çıkacağından korkulursa, bu takdirde akşam ve yatsı namazları Müzdelife’ye gelmeden kılınır.

Müzdelife’de akşam ve yatsı namazlarını cem’i tehir ile kılabilmek için, hac için ihramlı olmak, arefeyi bayrama bağlayan gece Müzdelife’de bulunmak ve yatsı vakti girmiş olmak şarttır.

Cem’i tehir yapılırken iki farz arasında sünnet kılınmaz. Bu itibarla akşamın sünneti ile yatsının ilk sünneti terk edilir.

İki vaktin namazı bir ezan ve ikametle kılınır. Yatsı namazı için ayrıca ezan ve ikamet gerekmez.

Yatsının farzından sonra iki rekât sünnet ile vitir kılınır.

Müzdelife’de Vakfe

Müzdelife bölgesinin —Muhassir vadisi hariç— her yerinde vakfe sahihtir. Ancak Kuzeh dağı üzerinde bir tepe olan ve Meş’ar-i Haram denilen yerin yakınında vakfe yapmak sünnettir.

Muhassir, Müzdelife ile Mina arasında bir vadi olup burada vakfe sahih değildir.

Müzdelife vakfesinin sahih olması için, ihramlı olmak, Arafat vakfesini yapmış bulunmak ve kurban bayramının birinci günü tan yeri ağardıktan güneşin doğmasına kadar olan süre içerisinde yapılmış olması şarttır.

Geceyi Müzdelife’de geçirmek sünnettir. Bayramın birinci günü şeytan taşlamak için taşların buradan toplanması müstehabdır. Müzdelife vakfesinden sonra güneş doğmadan Mina’ya hareket edilir.

Bu süre içinde herhangi bir anda —kısa da olsa— ister uyanık, ister uykuda, ister bayılmış olarak orada bulunanlar vakfeyi yapmış sayılırlar.

Müzdelife Vakfesinin Sünnetleri

  1. Müzdelife’de gecelemek.
  2. Vakit girer girmez sabah namazını kılmak.
  3. Sabah namazından sonra telbiye, tekbir, tehlil, dua ve istiğfar ile meşgul olarak ortalık iyice aydınlanıncaya kadar vakfeyi uzatmak.
  4. Mümkün olursa vakfeyi Meş’ar-i Haram yakınında yapmak.
  5. Ortalık iyice aydınlandıktan sonra güneş doğmadan Mina’ya hareket etmek.
  6. Şeytan Taşlamak

Şeytan taşlamak, bayram günlerinde Mina’da bulunan, Küçük cemre, orta cemre ve Akabe cemresi adı verilen taş kümelerine ufacık taşları atmaktır ve haccın vaciblerindendir.

Taş Atmanın Zamanı

Taş atmanın zamanı bayramın dört günüdür.

Bayramın ilk günü yalnız Akabe cemresine taş atılır. Bunun zamanı, tan yerinin ağarmaya başlamasından, bayramın ikinci günü aynı vakte kadar olan süredir.

Bayramın 2’inci ve 3’üncü günleri her üç cemre taşlanır.

Bayramın 2. ve 3. günleri taşlamanın vakti, güneşin tepe noktasına gelmesinden ertesi gün tan yerinin ağarmaya başlamasına kadar olan süredir. Zevalden önce atılması ise caiz değildir.

Bayramın 4.günü güneşin batmasıyla taş atma zamanı sona ermiş olur.

Şeytan Taşlamanın Sahih Olmasının Şartları

  1. Taşları cemrelere el ile atmak.

Taşları ok veya ayak ile atmak sahih olmadığı gibi, el ile götürüp koymak da caiz değildir.

  1. Atılan şeylerin yeryüzü cinsinden olması.

Ağaç, demir gibi şeyleri atmak caiz olmaz.

  1. Taşların hepsini birden değil, ayrı ayrı atmak.

Hepsi birden atılırsa tek taş atılmış sayılır.

  1. Taşları kümelerin üzerine veya yakınına düşürmek.

Taş kümelerinin uzağına düşen taşlar atılmış sayılmaz. Yerlerine yeniden atılması gerekir.

  1. Taşların atılan yere, atanın fiili sonucu ulaşması.

Atılan taş bir yere düştükten veya çarptıktan sonra, bu yerin, etkisi olmadan kendiliğinden atılan yere ulaşırsa, sahih olur. Ancak birinin omzuna veya kafasına düşüp durduktan sonra bu kişinin hareketi sonucu düşerse, atılan yere ulaşsa bile sahih olmaz, yeniden atılması gerekir.

  1. Gücü yetenin taşları bizzat kendisinin atması.

Ancak, taşları atamayacak kadar hasta olanlar başkasını vekil ederek taşlarını attırırlar.

  1. Taşları, belirli vakit içinde atmış olmak.

Şeytan Taşlamanın Sünnetleri

  1. Taşları yaklaşıp 3.5 metre mesafeden atmak.
  2. Yedi taşı peş peşe atmak.
  3. Her bir taşı atarken, “Bismillahi Allâhu Ekber” demek.
  4. Bayramın 2. ve 3.günlerinde önce küçük, sonra orta, sonra da Akabe cemrelerine sıra ile taş atmak.
  5. Atılan taşlar, nohuttan büyük, fındıktan küçük olmak.

Şeytan Taşlamanın Mekruhları

  1. Büyükçe bir taşı olduğu gibi veya kırıp birkaç taş yaparak atmak.
  2. Cemre mahallinde biriken taşlardan alıp atmak.
  3. Bir cemreye aynı gün yediden fazla taş atmak.
  4. Temiz olmayan (pislik bulaşmış) taşları atmak.
  5. Cemreler arasındaki tertibe riayet etmemek.

Atılacak Taşların Sayısı

Bayramın ilk günü sadece Akabe cemresine 7 taş atılır.

Bayramın 2. ve 3. günleri ise her üç cemreye de 7’şerden 21’er taş atılır.

Şeytan Taşlamanın Yapılışı

Atılacak taşlar, Müzdelife’de toplanır ve yıkanır.

Bayram sabahı Mina’ya gelinince Akabe cemresine gidilir. Mina sağ tarafa ve Mekke sol tarafa gelecek şekilde cemreye doğru yeteri kadar yaklaşılır ve durulur. Sonra cemreye yedi taş atılır. Her bir taş “Bismillahi Allahu Ekber, rağmen li’ş-şeytâni ve hizbihî” diyerek atılır ve durmadan oradan gidilir.

İlk taşın atılmasıyla telbiye kesilir ve bundan sonra artık telbiye yapılmaz.

Atılan taş yerine ulaşmaz veya uzağa düşerse, yerine başkası atılır.

Bayramın 2. ve 3. günleri zevalden sonra sırasıyla küçük cemreye, sonra orta cemreye ve sonra da Akabe cemresine aynı şekilde 7’şer taş atılır. Küçük ve orta cemrelere taş atıldıktan sonra başkalarına engel olmayacak şekilde bir yerde durulur ve dua edilir. Yalnız Akabe cemresine taşlar atıldıktan sonra orada durulmaz, hemen oradan uzaklaşılır.

Eğer Mina’da 4’üncü gün de kalınacak olursa, aynı şekilde her üç cemreye 7’şerden 21 taş daha atılır.

Şeytan Taşlamayı Geciktirmek

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, şeytan taşlamak vacibdir. Taşlama günleri de bayramın 4 günüdür. Vaktinde atılmayan taşlar, taşlama süresi içinde kaza edilir. Bayramın 4’üncü günü güneşin batmasıyla taşlama süresi son bulur. Bundan sonra taşlama yapılmaz.

Taşlar vaktinde atılmayacak olursa ceza kurbanı gerekir. Vaktinde atılmayan taşlar, atılma süresi içerisinde kaza edilse bile, yine ceza kurbanı gerekir.

Şeytan Taşlamada Vekâlet

Taşları bizzat atamayacak kadar hasta, yaşlı ve sakat olanlar, uygun kişileri vekil tayin ederek taşlarını attırırlar.

Yaşlılarla kadınlar, izdiham yüzünden gündüz taş atmaları mümkün olmazışversa, gece atarlar. Gece taşlarını atabilecek durumda olanların vekil tayin etmeleri caiz olmaz. Çünkü vekâlet acizlikle kayıtlıdır. Taş atma süresi içerisinde herhangi bir vakit atmaya gücü yeten kimse vekil tayin edemez.

Vekil olanlar, önce kendi taşlarını, sonra da vekil oldukları kimsenin taşlarını atarlar.

Artan taşlar, ihtiyacı olanlara verilir veya uygun bir yere bırakılır. Fazla olan taşların cemrelere atılması mekruhtur.

Bayram günlerinde Mina’da gecelemek sünnettir.

Saçları Tıraş Etmek veya Kısaltmak

Halk veya taksir denilen saçları tıraş etmek veya kısaltmak da hac ve umrenin vaciblerindendir.

Kadınlar tıraş olmaz, ihramdan çıkmak için sadece saçların ucundan bir miktar keserler.

Abdestte olduğu gibi erkekler başın en az dörtte birini tıraş eder veya saçlarının ucundan keserek kısaltırlar.

Başın tamamının tıraş edilmesi veya saçlarının tamamının kısaltılması ise sünnettir.

Saçları Tıraş Etmenin Vakti ve Yeri

Hac’da saçları tıraş etmenin veya kısaltmanın zamanı, kurban kesme günleridir. Yeri de Harem bölgesidir.

Bayram günleri çıktıktan sonra ve Harem bölgesi dışında tıraş olmakla da ihramdan çıkılmış olur, ancak ceza gerekir. Fakat tıraş olmadıkça ihramdan çıkılmış olmaz.

Tıraş ile Diğer Menasik Arasındaki Tertip

Bayramın ilk günü, Müzdelife’den Mina’ya gelindiğinde, sıra ile Akabe cemresine 7 taş atılır. Kıran ve temettü’e niyet etmiş olanlar, kurban keserler ve tıraş olup ihramdan çıkarlar. Sonra Mekke’ye giderek ziyaret tavafını yaparlar.

Mina’da önce şeytanı taşlama, sonra kurban kesme, daha sonra da tıraş olup, ihram’dan çıkma görevlerinin bu sıraya göre yapılması vacibdir. Sıranın bozulması hâlinde ceza kurbanı gerekir.

Ancak ziyaret tavafında tertibe riayet vacib değil, sünnettir. Tavafın, sözü edilen menasikten önce veya arada yapılması mekruh ise de, sahihtir ve herhangi bir ceza da gerekmez.

Tıraş Olma veya Saçları Kısaltmanın Hükmü

Saçları tıraş etmek veya kısaltmakla ihramdan çıkılır ve cinsî ilişki hariç diğer yasaklar kalkmış olur. Cinsî ilişki yasağı ise ziyaret tavafı yapılıncaya kadar devam eder. Ziyaret tavafının yapılmasıyla bu yasak da sona ermiş olur.

Kaynak: İslam İlmihali, Diyanet

İslam ve İhsan

HACCIN VACİPLERİ

Haccın Vacipleri

HAC NE DEMEK?

Hac Ne Demek?

HAC NASIL YAPILIR?

Hac Nasıl Yapılır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.