Fıkhî Tefsîr Ne Demek?

Fıkhî tefsîr ne demek? Kısaca anlamı nedir?

Sözlükte "bir şeyi anlamak, bilmek, kavramak ve bellemek" anlamına gelen fıkıh kavramı; ıstılahta, kişinin leh ve aleyhine olan şer'î-amelî hükümleri bilmesidir. (bk. Fıkıh)

Kur'ân, Allah ile kul, insan ile insan ve insan ile diğer varlıklar arasındaki ilişkilerde rehber olması için indirilmiştir. Allah-kul ilişkisinin iki boyutu vardır: Îmân ve amel. İslâm'ın ilk yıllarında bu iki boyut fıkıh kavramı ile ifâde edilmiştir. Daha sonra îmân kelâm ilminin, ibâdet-amel ise fıkıh ilminin konusu olmuştur. İşte fıkıh alanı ile ilgili âyetleri tefsîr eden bilim dalına ve bu dalda yazılan eserlere fıkhî tefsîr denilmiştir. Fıkhî tefsîrin bir diğer adı da Ahkâm tefsîridir. (bk. Ahkâmü'l-Kur'ân)

Fıkhî tefsîr; ya hadisleri, ya içtihadı-re'yi, ya da her ikisini birlikte ele alarak yapılmıştır. Bazı İslâm bilginleri ibâdet-muâmelât ile ilgili âyetlere dayanarak fıkhî bir sistem kurmuşlar (Hanefî, Şâfiî ekolleri gibi) bazıları da söz konusu âyetleri tefsîr edip "Ahkâmü'l-Kur'ân" adlı eserler yazmışlardır: Îmam Şâfiî (ö. 204/819), Tahâvî (ö. 321/933), Cassâs (ö. 370/981) ve Ebû Bekr İbnü'l-Arabî (ö.671 /1272), el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, Sâbûnî'nin Ravâiu'l-Beyan fî Tefsîri Âyâtil-Ahkâm, Ali Sâyis'in Tefsîru Âyâti'l-Ahkâm, Mehmet Vehbi'nin Ahkâmü'l-Kur'âniyye adlı eserleri bu sahada yazılmış meşhur eserlerdir.

İslam ve İhsan

TEFSİR İLMİNİN DOĞUŞU

Tefsir İlminin Doğuşu

TEFSİR İLMİNİN TEMEL KAVRAMLARI

Tefsir İlminin Temel Kavramları

TEFSİR ÇEŞİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Tefsir Çeşitleri ve Özellikleri

TEFSİR İLMİNİN HADİS İLE İLGİSİ

Tefsir İlminin Hadis İle İlgisi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.