Fatiha Suresinin Diğer İsimleri ve Anlamları

Fatiha suresinin günümüzde artık eskisi kadar bilinmeyen ama her biri bu mübarek sure-i şerifin farklı bir hususiyetini ifade eden isimleri ve bu isimlerin hikmetleri.

Ümmü’l Kuran da denilen Fatiha suresinin birçok hikmeti vardır.

FATİHA İSMİNİN HİKMETLERİ

Bu sureye “Fâtiha” adının verilmesinin hikmetleri:

1. Mushaf onunla başladığı, Kuran okumaya, ilim öğrenmeye ve namaza onunla girildiği için. Çünkü Fâtiha “açan” demektir.

2. Her söze hamdele ile başlandığı için

3. İlk nazil olan sûre olduğu için

4. Allah Teala’nın Levhi Mahfuz’da yazdığı ilk söz olduğu için

5. Dünyada ulvi gayelerin, ahirette cennet kapılarının anahtarı olduğu için

6. Kitab-ı İlahî’nin gizli hazineleri onunla ortaya çıktığı için; çünkü Fâtiha, ilahî hitabın inceliklerini ihtiva eden hazînelerin anahtarıdır. Kuran’ın bütün incelikleri ehline onunla münkeşif olur. Fatiha’nın manalarını bilene müteşabih âyetlerin kilitli kapıları açılır. Fatiha’nın aydınlığında müteşabihlerin nûrlarından derleme imkanı hasıl olur.

ÜMMÜL KURAN

Fatiha’ya Ümmü’l Kuran da denilmiştir. Ümm, bir şeyin aslı, temeli ve anası demektir. Kuran’ın ana hedefi şu dört şeydir:

a) Uluhiyyet

b) Nübüvvet

c) Ahıret

d) Kaza ve Kaderin Allah’tan olduğunu ispat. Fâtiha’daki “Hamd âlemlerin Rabbına âittir” âyeti, uluhiyyetin ikrarıdır. “Din gününün sahibidir” sözü, ahırete delaet eder. “Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz” âyeti, kader konusunda Cebriyye ve Kaderiyye gibi sapık fırkaların görüşünü nefy ederek her şeyin Allah’ın takdiriyle olduğunu isbat eder.

SEBUL MESANİ

Fâtiha’ya “Seb’u’l-Mesânî” de denilmiştir. Bunun sebebleri ise şöyle sıralanabilir:

1. Fatiha yedi ayettir. Bu âyetlerin her biri Kuran’ın yedide biri yerine kaimdir. Bu yüzden Fatiha’yı okuyan kimse, Kuran’ın tamamını okumuş gibi ecir ve sevap kazanır.

2. Fatiha Suresi’nin yedi âyetini okumak üzere ağzını açan kimseye, cehennemin yedi kapısı kapanır.

Bu iki sebeb, Fâtiha’ya seb’ (yedi) denilmesinin sebebidir.

Mesânî denilmesinin sebebleri ise:

1. Her namazda en az iki kere okunması,

2. Her rekâtta kendisine fiilen veya hükmen bir başka surenin eşlik etmesi,

3. Mekke’de ve Medine’de olmak üzere iki defa nazil olması.

SURETÜL KENZ VE DİĞER İSİMLER

Bu sureye ayrıca “Salât, Şifâ, Şâfiye, Esâsü’l-Kur’ân, Kâfiye, Vâfiye, Hamd, Sual, Şükür ve Dua” gibi isimler de verilmiştir. Çünkü bu surede, bu adları almayı gerektirecek bütün özellikler vardır.

Fâtiha’nın bir adı da “Suretü’l-Kenz”dir. Nitekim bir kudsî hadiste Allah Teâlâ hazretleri: “Fâtiha Benim Arş hazînelerimden bir hazînedir.” (Münâvî, IV, 420.) buyurmuştur.

Kaynak: İsmail Hakkı Bursevi, Ruhül Beyan Tefsiri, Erkam Yayınları

 

FATİHA SURESİ

Fatiha Suresi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.