Fabrika Gibi Okul

Ağrı'da ürettiği mobilya ve benzeri ürünlerle geçen yıl 2,3 milyon liralık ciroya ulaşan Nurettin Dolgun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de nitelikli eleman yetiştiriyor.

Ağrı'da okullar ve kamu kuruluşları için ürettiği mobilya ağırlıklı ürünlerle geçen yıl 2,3 milyon lira ciro elde eden Nurettin Dolgun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, adeta fabrika gibi çalışarak bir taraftan kamu kurumlarının ihtiyaçlarını karşılarken, diğer yandan da nitelikli eleman yetiştiriyor.

Fırat Mahallesi'ndeki Nurettin Dolgun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde eğitim gören öğrenciler, kentteki okulların ve kamu kurumlarının ihtiyacı olan çeşitli malzemeleri üretiyor.

Masa, sıra, makam odası takımı, dolap ve kitaplıkların üretildiği lise, kentin bu anlamda dışarıya olan bağımlılığını da ortadan kaldırıyor.

Adeta fabrika gibi çalışan ve geçen yıl 2,3 milyon lira ciro elde eden lise, çoğunluğu köylerden gelen ve ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerine de aylık 600 lira civarında maddi destek sağlıyor.

Okullarında üretim yaparak hem iş öğrenen hem de aile bütçesine önemli miktarda katkıda bulunan öğrenciler, hafta sonları veya yaz tatillerinde de okulda çalışmayı tercih ediyor.

Mesai saati gözetmeden büyük istekle okul atölyelerini dolduran öğrenciler, meslek öğrenmenin ve üretime dahil olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Ağrı Milli Eğitim Müdürü Mehmet Faruk Tekin, yaptığı açıklamada, okulda, sıradan öğretmen masasına, panodan kürsüye kadar pek çok eşyanın üretiminin yapıldığını belirterek, "Hatta müdür, müdür yardımcılarının oda takımlarını bile üretiyoruz. İşçilik ve kalite anlamında en iyisini üretiyor ve okullarımıza gönderiyoruz. Okulumuz sadece ilimizdeki kurumlardan değil, il dışından gelen siparişleri ve talepleri de karşılıyor. Gerçekten fabrika gibi çalışıyoruz." dedi.

Öğrencilerin döner sermayeden yaklaşık 600 lira ücret aldığını dile getiren Tekin, bu gençlerin mezun olduktan sonra da kolayca iş bulabildiklerini söyledi.

Okulun bu yönüyle il istihdamına katkı da sağladığına işaret eden Tekin, mobilya ve metal aksam üretimi noktasında önemli işlere imza atıldığını ifade etti.

Talep edilen mobilyaların her türlü aksamıyla tamamlanarak sipariş sahiplerine ulaştırıldığını belirten Tekin, şöyle konuştu:

"Yine il ve ilçelerimizdeki okullarda atıl durumda olan sıralarımız da geri dönüşüm kapsamında burada yenilenip okullarımıza gönderilmektedir. Okulumuz yaklaşık 2 milyon 300 bin liralık siparişi yıl sonunda teslim etti. Amacımız mesleki ve teknik anlamda okullarımızı daha da geliştirmek. Burada okuyan öğrencilerimiz hem aile ekonomilerine çok ciddi katkı sağlıyor hem de mezun olduktan sonra çok rahat iş bulabiliyor."

"AİLELERİMİZE BABALARIMIZDAN DAHA FAZLA KATKI SAĞLIYORUZ"

Okul Müdürü Mehmet Özmüş de okulda yıllardır sıra, dolap, pano, askılık, toplantı ve bilgisayar masası ve makam odası için gerekli eşyaların üretildiğini söyledi.

Bu yıl Ağrı dışına açılmayı düşündüklerini dile getiren Özmüş, "2018 yılında 2 milyon 300 bin liralık sipariş aldık ve bu siparişleri tamamladık. 4 bin 500 takım öğrenci sırası, bin bilgisayar masası, 100 öğretmen dolabı, 300 sınıf kürsüsü üretimimiz oldu. Ağrı şartlarını düşündüğümüzde bunlar oldukça yüksek rakamlar. Döner sermayeden faydalanan öğrencilerimiz aldıkları ücret için 'Babalarımızdan daha fazla ailemize katkı sunuyoruz' dediklerinde mutlu oluyoruz." dedi.

Özmüş, mezun olan birçok öğrencinin kendi iş yerini açtığını da sözlerine ekledi.

ÖĞRENCİLER HEM TEORİK HEM PRATİK EĞİTİM ALIYOR

Okulun mobilya bölümünde eğitim gören Berat Yıldız, bölge şartları ve ailelerinin maddi durumları dikkate alındığında aile ekonomisine sağladıkları katkının son derece önemli olduğunu söyledi. Yıldız, "Hem teorik hem de pratik anlamda işimizi daha iyi öğreniyoruz. Öğretmenlerimizle güzel işler yapmaya çalışıyoruz. Geçen yılı çok iyi kapattık, herkesin bunda emeği var. Kırsalda okuyan kardeşlerimiz çok daha iyi ve sağlam sıralarda öğrenim görecek. Bu da bizi mutlu ediyor." diye konuştu.

Öğrencilerden Nurullah Akkuş, "Alacağım ustalık belgesiyle kendi işimi kurabilir veya sanayide rahatlıkla çalışabilirim. Burada aylık ücret alıyoruz ama ileride daha iyi para kazanabilirim. Zaten burada kazandığımla hem kendi ihtiyaçlarımı karşılıyorum hem de aileme katkıda bulunuyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor." ifadesini kullandı.

Yaz tatilinde de okulda çalıştığını söyleyen Mustafa Çiçek, okul idaresi ve öğretmenleri sayesinde sokaklarda kötü alışkanlıklardan uzakta kaldığını kaydetti.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.