el-Kerîm Esması Nasıl Tecelli Eder?
Mü’min, el-Kerîm isminden nasıl nasip alır ve hangi davranışlarla Allah’ın kerem sıfatını hayatına yansıtabilir?
Rabbimiz, son derece cömerttir, büyük lûtuf ve ihsan sahibidir. Allah katında kerem sahibi, yani kıymetli ve îtibarlı olmak da, bu dünyada kerîm olmaya, yani cömertliğe bağlıdır.
el-KERÎM ESMASI’NIN TECELLİSİ
Nitekim İbn-i Abbas -radıyallâhu anhumâ-’ya:
“–Kerem nedir?” diye sorulduğunda şu cevabı vermiştir:
“–Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’inde;
«…Muhakkak ki Allah katında en keremliniz (değerli olanınız), O’ndan en çok korkanınızdır…» (el-Hucurât, 13) buyurduğu gibi, takvâ sahipleri(nin hâli)dir.” (İhyâ, III, 123)
“el-Kerîm” ism-i ilâhîsinden hisse almış olan mü’minler, gece-gündüz demeden, gizli ve âşikâr bir şekilde infakta bulunarak gönüllerini âdeta bir sebîl ederler. Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın gece vakti sırtında un çuvalıyla fakir mahalleleri dolaşması, Zeynelâbidîn Hazretleri’nin gece karanlığında fukarâya erzak taşımaktan sırtının yara bere içinde kalmış olması, Hak dostlarının kerem ufkundan sadece iki misaldir.
Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede; “…Allâh’ın sana ihsân ettiği gibi sen de (insanlara) ihsân et…” (el-Kasas, 77) buyurarak, kendi cömertliğinin bir benzerini kullarında da görmeyi arzuladığını beyân etmektedir. Bunun için ilâhî ahlâkı yaşamak isteyen bir mü’min, elindeki nîmetlerden muhtaçları da faydalandırmalıdır. Elinden, dilinden, hâlinden, kālinden, velhâsıl maddî-mânevî bütün imkânlarından ikram hâlinde olarak Hakk’ın rızâsını aramalıdır. Nitekim böyle bir arayış içerisinde olanlara Rabbimiz şu müjdeyi vermektedir:
“…Şüphesiz ki iyilik edenlere Allâh’ın rahmeti çok yakındır.” (el-A‘râf, 56)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlakından 2, Erkam Yayınları



YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!