Kazâ Sonucu Engelli Olmak Kader Mi, Kulun Suçu Mu?

Kazâ sonucu engelli olmak kader mi, kulun suçu mu?

İnsanın başına gelen belâ, musîbet ve kazâların Allâh’ın bir imtihânı mı, cezâsı mı, yoksa insânın kendi tedbîrsizlikleri veyâ hatâlarından mı kaynaklandığı konusu İslâm âlimleri arasında çok tartışılmıştır.[1]

Îmânî açıdan baktığımızda Kâzâ ile ortaya çıkan Kader’imizi ikiye ayırabiliriz:

1) Mutlak Kazâ (Izdırârî kader),

2) Muallak Kazâ (İhtiyârî kader).

“Mutlak kazâ”da bizim hiçbir tesirimiz yoktur. O, tamâmen irâdemiz dışında yazılmış ve gerçekleşmiştir. Dünyâya geleceğimiz zamân, mekân, annemiz, babamız, ırkımız, cinsiyetîmiz, şeklimiz, rızkımız, kâbiliyetlerimiz mutlak kazâ olarak cereyân eden husûslardır. Bunların hiç birine kendimiz karar veremeyiz. Bu nevî kaderimizden dolayı mes’uliyetîmiz de olmaz.

Kaderimizde yazılı olanların vakti-saati geldiğinde tahakkuku/gün yüzüne çıkması “kazâ”dır. Nitekim Mevlâ-yı zû’l-Celâl hazretleri Kelâm-ı Kadîm’inde buyuruyor ki;

“…O’nun ilmî (Allâh’ın kader’de yazdıkları) dışında bir yaprak bile düşmez.”[2]

Tedbîrli hareket edilmesine rağmen bir kazâ sonucu engelli kalmak bu türdendir. Biz hangi hikmete binâen böyle bir durumla karşılaştığımızı tam olarak idrâk edemeyebiliriz. Bize düşen kaderimizde olana rızâ göstermek ve hiçbir hâlükârda Allâh’a/kadere isyân etmemektir.

İkinci kısım yâni “muallak kazâ” ise, bizim cüz’i irâdemizle seçimimize göre şekillenir. Bizim bir durumla karşılaştığımızda nelere karar verme ihtimâlimiz varsa, Allâhü Teâlâ -Celle Celêlühû-  ezelî ilmîyle bilmiş, öyle takdîr etmiş/yazmıştır. Seçim ise bize bırakılmıştır.

Yolda giderken dikkatli araba kullanmak veyâ hız yapmak bizim seçimimizdir. Tedbîrsizlik sonucu kazâ yapıp engelli kalmak, bu kategoride düşünülüp değerlendirilir. Bâzen bu durum, hatâlarımıza karşılık dünyâda bir cezâ gibi gözükse de, eğer sabredersek işin sonu yine saâdet olabilir. O bakımdan öncelikle tedâvî ve çözüm yolları aranmalıdır. Sebeplere başvurulmalı, olay tevekkülle karşılanmalıdır. Mücâdele edilmelidir. “Bu benim kaderim” diyerek vurdumduymaz tavır sergilenmemeli, isyân edilmemelidir.

Dipnotlar:

[1] Sancaklı, Saffet; Hz. Peygamberimizin Engellilere Bakışı ve Örnekliği, Diyânet Aylık Dergi, Sayı 257, Mayıs 2012

[2] En’âm: 6/59.

Kaynak: Hasan Serhat YETER, Engellinin İlmihâli, 2022

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle