Şeytân, Engelli Olanlara Daha Çok Mu Vesvese Verir?

Şeytân, engelli olanlara daha çok mu vesvese verir?

Vesvese, şeytânın insânın kalbine soktuğu huzûrsuzluk verici duygu ve düşüncelerdir. Vesvese herkese farklı şekilde sirâyet eder. Vesveselerin ortak özelliği şeytân tarafından kalbe atılmış olmasıdır. Şeytân, insânları kuruntulara, olmayacak hayâllere ve gerçekle hiçbir ilgisi bulunmayan düşüncelere gark ettirir. Şeytânın bunu yapmasındaki temel amaç, insâna Allâh’ı ve âhiret gününü unutturmak istemesidir.

Vesvese şüphe ve kandırmacadan ibâret olduğu için anlaşılması çok kolaydır. Kişinin kalbine doğan kötü hisler ve aklından geçirdiği kötü düşüncelerin hiçbiri, gerçeklerle örtüşmez. Bilen vesvese etmez. Ancak düşünce planında kaldıkça genelde kendiliğinden kaybolur. Vesveseyi gözümüzde büyütmeye gerek yoktur. Çünkü şeytânın hîlesi zayıftır. Şeytânın vesvesesine en uygun tiplerin zayıf irâdeliler olduğunu hiç unutmamak gerekir. Zayıf noktaları bulunan insânlara, şeytân daha çok vesvese verir.

Şeytân, başına felâket gelenlere ve çok sorgulama yapanlara daha çok vesvese verir. Vesvese ile kandırılma ihtimâli söz konusu ise şeytân, engelli ile uğraşır, onun zayıf anlarını ve duygularını harekete geçirir. Şeytân, engelli birisine gelip “Kaderin niye böyle?”, “Ömür boyu böyle sakat yaşamak zorunda mısın?”, “Dünyâda böyle yaşamamın ne anlamı var?” gibi pek çok vesveseler verebilir. Bu durumlarda yalnızlık tehlikelidir. “Boş vakit” ve “boş yer”, vesvesenin kuluçkası olabilir. Sâlihlerle berâber olmak, zikir ve ilim meclislerinde bulunmak, câmide cemâatle namaza önem vermek, bu tarz vesveselere karşı güçlü birer silâhtır.

Bir engelli, kendisine vehm olunan şeytânî düşüncelerin esiri olmayıp onları kontrol altında tutabilirse râhata erer. Vesveseyle mücâdelede duâ ve zikir en güçlü silâhtır. Peygamberimiz “Allâh’ım!… Vesveseden sana sığınırım.”[1] diye duâ etmiştir. Allâh-ü Teâlâ’yı zikretmek, bizleri vesveseden uzaklaştıracaktır. Vesvesenin yoğunlaştığı zamânlarda, vesvese veren konulardan uzak durmak, abdest alarak duâ etmek, istiâzeyi “yâni eûzü besmeleyi” tekrâr etmek ve vesvese duâsı diye bilinen şu duâyı en az 3 kez tekrârlamak gerekir:

“Evveli ve âhiri olmayan, zâhir ve bâtın olan ve her şeyi bilen Allâhü Teâlâ’ya ve O’nun Peygamberlerine inandım”.[2]

Ayrıca her sabah en az on defâ “lê ilêhe illallâhü vahdehû lê şerike lehû, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alê küllî şey’in kadîr” demek, yatmadan önce âyetelkürsiyi okumak, Allâh’ın izni ile insânın kalbîne sûrur verir ve tehlikelerden muhâfaza eder.

Nâs ve Felâk Sûrelerini okumak vesveselerin kalpten çıkarılmasını kolaylaştırır.

Kalbine vesvese giren kişiler, Allâh’a sığınmalı, yardımın ancak Ondan geleceğini hiçbir zamân unutmamalıdır.

Dipnotlar:

[1] Tirmizî, Dûa, 78.

[2] Müslim, I, 119, 120, (134); Hadîd Sûresi 3. âyet; Ebû Dâvûd IV, 329 (5110)

Kaynak: Hasan Serhat YETER, Engellinin İlmihâli, 2022

İslam ve İhsan

ENGELLİ BİR KİŞİYE EZİYET EDEN KİMSE, SAĞLIKLI BİRİNE EZİYET EDENDEN DAHA ÇOK GÜNÂHA GİRMİŞ OLUR MU?

Engelli Bir Kişiye Eziyet Eden Kimse, Sağlıklı Birine Eziyet Edenden Daha Çok Günâha Girmiş Olur mu?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle