Diyarbakır'da Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Kılıçarslan'ın Mezarı Bulundu

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, "Bu, hem Silvan hem Diyarbakır tarihi açısından olaylara farklı bir bakış açısı getirecek." dedi.

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde Dicle Üniversitesi (DÜ) tarafından yapılan kazı çalışmasında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan ve kızı Saide Hatun'un mezarı bulundu.

Sultan Kılıçarslan'ın mezar yerinin tespiti için DÜ Rektör Yardımcısı Prof. Ahmet Tanyıldız başkanlığında Prof. Dr. İrfan Yıldız, Doç. Dr. Oktay Bozan, Doç. Dr. Aytaç Coşkun ve doktor öğretim üyesi Salih Erpolat'ın da yer aldığı komisyon oluşturuldu.

Komisyon yaptığı tarihi kaynak taramasının ardından ilçedeki tüm mezarlıklarda incelemede bulundu, o döneme ilişkin bilgisi olan kişilerle görüştü.

Elde edilen bilgiler doğrultusunda Orta Çeşme Parkı'ında bulunan iki mezar üzerinde araştırmalar yoğunlaştırıldı.

9 gün süren kazı çalışmaları sonucu Sultan I. Kılıçarslan ve kızı Saide Hatun'un mezarlarına ulaşıldı.

DÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, gazetecilere yaptığı açıklamada, şimdiye kadar yapılan farklı çalışmalarda mezar yerinin net olarak tespit edilemediğini söyledi.

Karakoç, "Kültür ve Turizm Bakanlığıyla yapılan kazı çalışmaları sonrası önemli bulgular elde edildi. Bu mezardaki kişiler yaş ve cinsiyet olarak o döneme uyuyordu. Mezarın ve türbenin taşlarının şekli yine Selçuklu dönemine uygundu. Bu, hem Silvan hem Diyarbakır tarihi açısından olaylara farklı bir bakış açısı getirecek."

Doç. Dr. Bozan da tarihi açıdan önemli bir şahsiyetin mezarını tespit ettiklerini belirtti.

Bozan, "Mezar yerinin bulunmuş olması, milli tarihimiz ve vefa duygusu açısından bir anlam ifade ediyor." diye konuştu.

Doç. Dr. Aytaç Coşkun, kazıda yaklaşık 35 metrekarelik bir alanda 2 metre derinliğe inildiğini dile getirerek, hem mezarlara hem de türbeye ait temellere ulaşıldığını bildirdi.

Ekibin çok titiz bir şekilde çalıştığını anlatan Coşkun, bilim komisyonundaki hocalar olarak da elde edilen verileri hızlı bir şekilde değerlendirdiklerini kaydetti.

Coşkun, "Çalıştığımız alan Anadolu Selçuklu'nun en önemli hükümdarının mezarıydı. Çalışmalarımızı gece gündüz büyük bir titizlikle yürüttük." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. İrfan Yıldız ise Silvan'ın tarihi önemine değindi.

Çalışmaların 5'inci gününde iki mezarın ve bir duvar kalıntısının ortaya çıkarıldığına işaret eden Yıldız, o gün akşama kadar yapılan çalışmalarda kalıntıların tamamıyla ortaya çıkarıldığını bildirdi.

Yıldız, şunları kaydetti:

"Kazıda çıkan kitabe parçaları dönemin yazı stili özelliklerini gösteriyor. Birinci mezarda yatan kişinin I. Kılıçarslan, ikinci mezarda yatan kişinin ise kızı Saide Hatun olduğunu söyleyebiliriz. Yapılan çalışmalar neticesinde elde edilen veriler doğrultusunda Silvan'da olduğu bilinen yalnız bugüne kadar mezarı gün yüzüne çıkarılamayan I. Kılıçarslan'ın mezarının bütün verileriyle tespit edildiğini söyleyebiliriz."

Kaynak: AA

SULTAN 1. KILIÇARSLAN KİMDİR?

Sultan 1. Kılıçarslan Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.