Çocuklarınıza Kur’an Öğretin

İlkokul 4. sınıf, ortaokul ve lise müfredatına seçmeli ders olarak eklenen Kur’ân-ı Kerîm dersinin tercih edilmesi için yarın son gün. STK temsilcileri “Her anne baba çocuğuna dinini öğretmekle mükelleftir” dediler.

İlkokul 4. sınıf, ortaokul ve lise müfredatına seçmeli ders olarak eklenen Kur’ân-ı Kerîm dersinin tercih edilmesi için yarın son gün. Yeni Akit aracılığıyla velilere çağrıda bulunan STK temsilcileri “Peygamberimizin ‘Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir’ Hadis-i Şerif’i ışığında çocuklarımıza Kur’ân öğrenmeleri için ders seçimi yapalım. Her anne baba, çocuğuna dinini öğretmekle mükelleftir” dediler.

DOĞRU TERCİH KUR’AN-I KERİM

Kur’ân-ı Kerîm’in en verimli şekilde okullarda öğrenileceğini söyleyen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Lâtif Selvi, “Zaman zaman Kur’ân’ı okulda öğrenmenin şart olmadığı yönünde ifadeler kullanılıyor. Lâkin yapılan araştırmalar bize 8-12 yıllık zorunlu eğitimin olduğu bir ortamda müfredata Kur’ân eğitimi eklenmezse öğrenilmesinin zor olduğunu gösterdi. Ayrıca ekstra çaba ile Kur’ân eğitimi alma fırsatını herkes yakalayamıyor. Bu sebeple öğrencilerimizin velisiyle birlikte Kur’ân eğitimini tercih edeceklerine inanıyoruz” diye konuştu.

BU İMKAN KAÇIRILMAMALI

Türkiye İmâm Hatipliler Vakfı Genel Başkanı Ecevit Öksüz, “Toplumların sekülerleştiği, değerlerin unutulduğu, haz ve hızın insanı adeta baştan çıkardığı bir çağı yaşıyoruz. Hazza ve modernizmin dayatmaları ile kuşatılmış nesillerimizi insani ve İslâmi değerleri güçlendirerek korumak ve onları milli-manevi değerlerle besleyerek yetiştirmek tüm toplumun omuzlarında bulunan ciddi ve ağır bir yüktür. Bu yükü omuzlamak adına, Cumhuriyet tarihinde bir devrim niteliği taşıyan, ortaokul ve liselerde Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Muhammed’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler ve Kur’an Dili Arapça gibi derslerin seçmeli ders olarak insanımıza sunulması büyük bir nîmet ve imkândır” ifadelerini kullandı.

ASIM’IN NESLİ İÇİN KUR’AN DERSİ

İmam Hatipliler Derneği (ÖNDER) Genel Başkanı Halit Bekiroğlu ise “Gelecekteki gençliğin Asım’ın nesli olarak yetişmesi için velilerimize ve çocuklarımıza Kur’ân- Kerîm, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in Hayatı, Temel dini bilgiler ve Arapça’yı seçmeleri için çağrıda bulunuyoruz. Müslüman bir ülkede yaşıyoruz ve çocuklarımızın asgari düzeyde de olsa din eğitimi almaları için seçmeli dersler bu noktada bir başlangıç. Okullarda bu derslerin seçimi bir bakıma bir öze dönüş, geleceğin inşası için mühim bir adımdır. Çocuklarımıza geleceğimizi emanet edeceğiz” dedi.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.