Çocuk İletişiminde 12 Önemli Kural

Çocuk yetiştirmenin gitgide zorlaştığı bu dönemde önemli bazı kurallara uyarak bu süreçte daha temkinli yol alabilirsiniz.

Çocuk yetiştirmenin bu dönemde daha zorlaştığı artık herkesin kabulü. Eskisi gibi bütün söylenenlere harfiyen uyan ya da anne babasının söylediği her şeyi koşulsuz şartsız kabul eden bir nesil yok artık. Hal böyle olunca anne babalar da nasıl bir yol izlemeleri gerektiğinden tam emin olamayabiliyor. Kimi zaman çocuklarla iletişim kopukluklarına bile sebep olabilen tatsızlıklar her aile için kabus oluyor. Bu dönemde hem büyük ebeveynlerden hem de uzmanlardan çocuk yaklaşımıyla ilgili bilgi almak büyük önem taşıyor.

Uzman Hipnoterapist Gani Eser, anne ve babalara çocuk iletişimine dair 12 önemli kuralı sıraladı.

- Çocuklarınız arasında cinsiyet ayrımı yapmayın.

- Çocuklarınızı birbirleriyle veya başka çocuklarla kıyaslamayın! 

- Onlarla bireysel vakit geçirin. Her biri için ayrı zaman dilimleri yaratın.

- Sizin yanınızda güvende ve özel hissetmelerini sağlayın. Onların seviyesine inin.

- Göz teması kurarken eğilin ya da çömelin. Gözleriniz onlarınkiyle aynı hizada olsun.

-  Genellikle "dostum, arkadaşım" gibi hitap biçimleri kafalarının karışmasına neden olacağı için "oğlum" ya da "kızım" demeyi tercih edin. 

- Oyun oynarken öğretin ve tamamen onlarla olun. Cep telefonunuzu, tabletinizi kapatıp bir kenara koyun.

- Hata yapmalarına izin verin. Çabaları için takdir etmeyi ihmal etmeyin.

- Düştüklerinde kaldırmayın ve yapabilecekleri işleri siz üstlenmeyin.

-  Sorumluluk verin. Evcil hayvanınızın ya da çiçeklerinizin bakımı konusunda küçük sorumluklar verin. Yerine getirdikçe övgü dolu sözlerle ödüllendirin.

- Sanatçı yönünü destekleyin. Yaptığı her resmi beğenin. Öğrendiği duâ ve sureleri okuması için yardımcı olun. Birlikte söyleyin. Yaratıcı yönünü kullanırken izleyin.

- Tutarlı olmak çocuk yetiştirmenin en önemli kuralıdır. Sözünüzle eyleminiz uyuşmuyorsa çocuğunuz size olan güvenini yitirir. Davranışlarınız onlara kılavuzluk edecektir. En önemli rol modelleri olduğunuzu unutmayın ve her davranışınızın taklit edildiğini bilin. 

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.