Bir İnsan Ölüme Nasıl Hazırlanmalıdır?

Bir insan ölüme nasıl hazırlanmalıdır? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

(Aşağıdaki metin videonun kısa bir özetidir. Vaazın tamamı ve tüm detayları için videoyu izleyebilirsiniz.)

Ölüm... Evet, ölüm! Ne zaman, nerede, hangi hâlde geleceğini bilemediğimiz bir misafir. Rabbimiz buyuruyor:

“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 185)

Peki biz bu hakikate ne kadar hazırız?

Ölüm, bir son değil, ebedî âlemin başlangıcıdır. O hâlde insan, her an Rabbinin huzuruna çıkacakmış gibi yaşamalıdır. Hazırlığın iki yönü vardır kardeşlerim:

Birincisi, Cenâb-ı Hakk’a karşı olan kulluk görevlerimizi yerine getirmektir. Namazlarımızı vaktinde kılmak, oruçlarımızı tutmak, zekâtımızı vermek, helâl dairesinde yaşamak… Bunlar, Rabbimizin bizden istediği vazifelerdir. Eksik kalan ibadetlerimizi tamamlamalı, kazalarımız varsa telafi etmenin planını yapmalıyız.

İkincisi ise, kul haklarına riayet etmek... Çünkü Allah Teâlâ affeder ama kul hakkını affetmez. Birine borcumuz varsa ödemeliyiz, alacaklarımızı da helal etmeyi bilmeliyiz. Kimseye kırgınlık, dargınlık bırakmadan, kalp huzuruyla bu dünyadan göç etmeye gayret etmeliyiz.

Unutmayalım ki ölüm ansızın gelir. Ne gençlik durdurabilir onu, ne de servet... O hâlde kardeşlerim, her an “Rabbim beni şimdi huzuruna çağırsa, yüzüm ak mı olur?” diye kendimize sormalıyız.
Vasiyetlerimizi düzenleyelim, borçlarımızı not edelim, helallik isteyelim. Çünkü ölüm gelmeden önce hazırlıklı olmak, müminin en büyük ferasetidir.

Allah hepimizi, ölümü unutmayan, her an ahirete hazırlanan kullarından eylesin. Âmin.

İslam ve İhsan

ÖLÜM VE AHİRETE HAZIRLIK İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Ölüm ve Ahirete Hazırlık ile İlgili Örnekler

ÖLÜM VE ÖTESİ İÇİN HAZIRLIK

Ölüm ve Ötesi İçin Hazırlık

“ÖLÜME İYİ HAZIRLANIN” HADİSİ

“Ölüme İyi Hazırlanın” Hadisi

ÖLÜM İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Ölüm ile İlgili Ayet ve Hadisler

ESAS HAYATIN ÂHİRET OLDUĞUNU UNUTMA

Esas Hayatın Âhiret Olduğunu Unutma

"GERÇEK HAYAT AHİRET HAYATIDIR" HADİSİ

"Gerçek Hayat Ahiret Hayatıdır" Hadisi

“ALLAH’IM! GERÇEK HAYAT SADECE AHİRET HAYATIDIR” HADİSİ

“Allah’ım! Gerçek Hayat Sadece Ahiret Hayatıdır” Hadisi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.