Bayramdan Sonra Normalleşme Olacak mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bayram sonrasında kontrollü bir şekilde normalleşme adımlarını atıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah, salgını kontrol altına almış olarak bayram sonrasında kontrollü bir şekilde normalleşme adımlarını atıyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı video mesajda, İslam aleminin ve Türk milletinin Ramazan Bayramı'nı tebrik etti.

"Her ne kadar salgının yol açtığı sıkıntılar sebebiyle buruk bir bayram geçiriyor olsak da inşallah güzel günler bizi bekliyor." ifadesini kullanan Erdoğan, geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda salgın musibetinden yıl bitmeden kurtulmayı umut ettiklerini ancak daha sonraki aylarda yeni dalgalar halinde tüm dünyayı etkisi altına alan salgının olumsuzluklarından kaçınılmaz olarak etkilendiklerini belirtti.

Erdoğan, artan vaka, yoğun bakım ve vefat sayıları karşısında millete olan sorumluluklarının gereği olarak sınırlamalara gitmek mecburiyetinde kaldıklarını anımsattı.

Ramazan ayının da büyük ölçüde sınırlamaların gölgesinde geçirildiğini hatırlatan Erdoğan, "İnşallah, salgını kontrol altına almış olarak bayram sonrasında kontrollü bir şekilde normalleşme adımlarını atıyoruz. Yakın çevremiz başta olmak üzere, dünyanın tamamını etkileyen bu tehditle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Sağlık sistemimizi güçlü tutmanın yanında aşı başta olmak üzere salgın tehdidine karşı gereken her türlü yol ve yöntemi kullanacağız. Bunun zorlu ama arkası aydınlık bir imtihan olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, salgın tedbirlerinden olumsuz etkilenen her kesime, sıkıntıya düşen her vatandaşa destek paketleriyle ellerini uzattıklarını söyledi.

Üretimi, istihdamı, büyümeyi kalkınmayı destekleyecek her adımı attıklarını, her desteği verdiklerini ancak buna rağmen sıkıntıya düşen, geliri azalan, işi bozulan vatandaşların olduğunu bildiklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"İnşallah onların sıkıntılarını da en kısa sürede yine biz gidereceğiz. Türkiye'yi 20 yıl öncesinin siyasette, ekonomide ve toplumsal yapıda kırılgan ülkesinden, bugünkü bölgesinde ve dünyada söz sahibi ülkesi haline nasıl getirdiysek mevcut sıkıntıları da aynı şekilde çözeceğiz. Salgın sonrasında yeniden şekillenecek küresel siyasi ve ekonomik sistemde ülkemizin hak ettiği yeri almasını sağlamakta kararlıyız. Bunun için gece gündüz çalışıyoruz.

Bölgemizde yaşanan hemen her hadisenin gerisinde Türkiye'yi kazanımlarından mahrum bırakma hedeflerinden uzaklaştırma niyeti olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Ülkemize karşı artık saklamaya bile gerek görmedikleri kinlerini kusanları ve onların senaryolarına gönüllü figüranlık yapanları milletimizin irfanına havale ediyoruz. Dünyanın her yerinde yaşanan bu salgını bile bu gayeyle istismar edenlere meydanı bırakmayacağız. Yaptığımız fedakarlıkların, verdiğimiz emeklerin karşılığını alarak Allah'ın izniyle hem salgının üstesinden gelecek hem de ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Rabb'imden hepimizi bundan sonraki bayramlara sağlıkla esenlikle huzurla kavuşturmasını diliyorum."

Kaynak: AA

BAYRAM NEDİR?

Bayram Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.