Almanya’da Yaşayan Türk Kadınların Yardım Eli Moritanya’ya Uzanıyor

Aileleriyle yıllar önce geçimlerini sağlamak üzere gittikleri Almanya’ya yerleşen Türk kadınlar, dernek çatısı altında yaptıkları çalışmalarla Moritanya’da zor şartlarda hayatlarını sürdüren ailelerin yüzünü güldürüyor.

Lüdenscheid DİTİB Sultan Ahmet Camisi Derneği Kadın Kolları Başkanı 57 yaşındaki 4 çocuk annesi Fatma Üçüncü, Moritanya’daki insanları suya kavuşturmak için dernek üyesi kadınlarla harekete geçti.

Kadınlar, evlerinde yaptıkları lahmacunları satarak elde ettikleri gelirle 1,5 yıl önce Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ve Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Almanya Temsilciliği aracılığıyla Moritanya’da su kuyusu açtırdı.

Yaptıkları çalışmaların yanı sıra bağışlarla alınan ramazan kolileri ve bayramlık kıyafetleri ülkedeki ailelere ve çocuklara ulaştıran kadınlar, daha fazla insanı suya kavuşturmak ve daha çok çocuğu sevindirmek için faaliyetlerini sürdürüyor.

Gurbetçi 7 kadın, temin ettikleri yardımları ulaştırmak amacıyla Moritanya’ya geldi.

“ALLAH BİZİ HER ZAMAN VEREN EL ETSİN”

Fatma Üçüncü, Afrika’daki ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla dernek çatısı altında bir araya geldikleri kadınlarla çalışma yürüttüklerini söyledi.

Üçüncü, yaptıkları lahmacunları satarak elde ettikleri gelirle Moritanya’da su kuyusu açtırdıklarını, bağışlarla alınan ramazan kolileri ve bayramlık kıyafetleri de ailelere ve çocuklara ulaştırdıklarını söyledi.

Herkesin Afrika’ya gelip bu atmosferi soluması gerektiğini belirten Üçüncü, “Burada bir balon ve şekerle çocukların yüzündeki gülümseme insanı çok duygulandırıyor. Gerçekten herkesin gelip bunu burada yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Bir paket malzeme alan bir kadının oynayarak gittiğini ve bizi alkışlayarak beklediklerini söylediler. Bu beni çok duygulandırdı. Bizi burada çok iyi karşıladılar.” diye konuştu.

Üçüncü, “Veren el, alan elden üstündür” sözünün önemine işaret ederek, “Allah bizi her zaman veren el etsin. ‘Türkler beklenendir.’ diyorlar ve biz alkışlarla karşılıyorlar. İnsanın ailesi böyle karşılamaz. Gittiğimiz yerlerde gözümüz arkada kalıyor. Keşke biraz daha yapabilsek diye düşünüyoruz...” ifadelerini kullandı.

Zahmetli bir iş yaptıklarını anlatan Üçüncü, insanların yüzündeki gülümsemeyi görmenin her şeye bedel olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

"VEREN EL ALAN ELDEN ÜSTÜNDÜR" HADİSİ

"Veren El Alan Elden Üstündür" Hadisi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.