Akıllı Telefon Kullanım Yaşı 9'a İndi

Çocukların dünyada medya kullanım alışkanlıklarını araştıran İngiliz şirket, Türkiye'deki çocuklarda akıllı telefon kullanım yaşının 11-12'den 9-10'a indiğini ortaya koydu.

Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunca (TRT), kurum yapımlarının yabancı yayın kuruluşlarına tanıtılması amacıyla İzmir'in Çeşme ilçesindeki bir otelde düzenlenen 2. TRT Uluslararası İzleme Günleri'ne 40 ülkeden katılan yayıncı ve araştırmacılar arasında dünyada medya kullanım alışkanlıklarını araştıran İngiltere merkezli Dubit Research şirketi araştırma yöneticisi Adam Woodgate de yer aldı.

Woodgate, Afrika, Avrupa, Amerika, Avustralya ve Asya'da çocukların geleneksel ve dijital medya kullanım alışkanlıklarını araştırdıklarını söyledi.

Dünyanın her yerinde çocukların her çağda olduğu gibi "eğlenmek" istediğini ifade eden Woodgate, yeni dönem çocuklarının farkının ise "istedikleri anda istedikleri şeye kavuşabilmeleri" olduğunu kaydetti.

Çocuklarda dijital medyaya yönelimin Türkiye'de Almanya ve Fransa gibi ülkelerden daha çok olduğuna işaret eden Woodgate, dünyanın her yerinde olduğu gibi 7-8 yaşına kadar çocukların medya araçları arasında en çok televizyonu kullandığını ifade etti.

Ebeveyn gözetimindeki televizyonun en güvenilir medya aracı olarak benimsendiğini vurgulayan Woodgate, bu yaşlardan sonra medya kullanım alışkanlıklarının değiştiğine dikkati çekti.

AKILLI TELEFON KULLANIM YAŞI GERİLEDİ 

Yapılan araştırmalarda binin üzerinde çocuk ve aileyle görüşüldüğünü aktaran Woodgate, "Araştırmalar şunu gösteriyor ki akıllı telefon kullanımında 11-12 yaştan 9-10 yaşa gerileme söz konusu." dedi.

Woodgate, günümüzde 9-11 yaş aralığında en fazla tercih edilen elektronik medya aletinin akıllı telefonlar olduğuna dikkati çekerek, 9 yaşına kadar aile, medya kullanım alışkanlıklarında etkiliyken bu yaştan sonra sınıf arkadaşlarının görüşlerinin önem kazandığını dile getirdi.

Dijital medyanın ne ürettiği konusunu da araştırdıklarını anlatan Woodgate, "Araştırma sonuçlarına göre çocuklar en çok 1-2 dakikalık çabuk tüketilen videoları tercih ediyor. Arkadaşlarını beklerken bu videoları çabucak izliyorlar. 1-2 dakikada tamamlanan konsol oyunları da ilgilerini çekiyor." diye konuştu.

Çocukların animasyonlara, televizyon şovlarına, doğal yaşam videolarına ilgi gösterdiğini anlatan Woodgate, kız çocuklarında öncelikli tercihin tüylü oyuncakların yer aldığı içeriklerin, erkek çocuklarında ise köpekbalığı, yırtıcı hayvanların kullanıldığı içeriklerinin olduğunu aktardı.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.