77 Yaşındaki Mustafa Karakaya Kur’an Kursu Öğrencisi Oldu

Şanlıurfa’da yaşayan 77 yaşındaki Mustafa Karakaya, çocukluğunda yarım kalan Kur’an-ı Kerim eğitimini gittiği kurs sayesinde tamamladı.

Haliliye ilçesinde yaşayan ayakkabı tamircisi 4 çocuk babası Mustafa Karakaya, küçük yaşlardayken Kur’an öğrenmek için gittiği camilere iş hayatına erken atılması nedeniyle devam edemedi. Yaşı ilerledikçe ve çalışma hayatının yoğunluğundan arzusunu yerine getiremeyen Karakaya, 77 yaşında torunları yaşındaki çocuk ve gençlerle Kur’an kursu eğitimine başladı.

Yaklaşık 1 yıllık eğitimin ardından Kur’an-ı Kerim’i okumaya başlayan Karakaya, her gün kursta çocuklarla kendisini geliştirmeye devam ediyor.

77 YAŞINDA KUR’AN ÖĞRENCİSİ OLDU

Kur’an kursunun “öğrenci dedesi” yakıştırması yapılan Mustafa Karakaya, çocukluğundan bu yana Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmenin hayalini kurduğu hatırlattı.

Yıllar sonra hayaline ulaşmanın sevincini yaşadığını dile getiren Karakaya, yaklaşık 10 yaşındayken Kur’an öğrenmeye çalıştığını fakat çalışmak zorunda kaldığı için kurslara devam edemediğini kaydetti.

KUR’AN ÖĞRENMENİN YAŞI YOK

“Öğrenmenin yaşı yok” diyen ve herkesi Kur’an kurslarına davet eden Karakaya, şöyle konuştu:

“Küçükken öğrenmeye gayret ettim. Fakat olmadı. Ailemin maddi durumu iyi değildi. Küçük yaşlarda çalışmaya başladım. Küçüklüğümden beri ayakkabıcılık yaptım. Kuran öğrenmeyi çok istememe rağmen bir türlü öğrenemedim. Şimdi çok şükür öğrendim. Hem de tecvitle öğrendim. Kuran’ı okuyorum ve hatimler yaptım. Herkese, özellikle gençlere tavsiye ediyorum. Gençler, zamanlarını boş işlerle geçirmesinler, dinimizi öğrensinler. İlermiş yaşıma rağmen ben öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Her gün Kuran okuyorum.”

AZMİ GENÇLERE ÖRNEK OLUYOR

Kur’an kursu eğitmeni Zeynep Akbaş da Mustafa Karakaya’nın kurslara düzenli devam ettiğini ve ilerlemiş yaşına rağmen Kuran okumaya başardığını belirtti.

Karakaya’nın çok azimli olduğunu ifade eden Akbaş, “Mustafa amca çocuklarını büyütmüş meslek edindirmiş, 50 yıl ayakkabıcılık yapmış, emekli olduktan sonra da felç olan eşine hizmet etmiş. Eşi vefat edince, hayalini gerçekleştirmek için buraya geldi. Merkezde açılan Kuran kursuna başladı. Mustafa amca yaz-kış demeden kursumuza geliyor. Yaz kuran kurslarına da devam ediyor. Mustafa amca şu anda Kuran’ı tecvitle okumaya öğrendi. Hatimler yapmaya başladı. Azmiyle herkese örnek oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

KÜÇÜK YAŞLARDA KUR'AN ÖĞRENMENİN FAZİLETİ

Küçük Yaşlarda Kur'an Öğrenmenin Fazileti

KUR'ÂN-I KERİM OKUMANIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Kur'ân-ı Kerim Okumanın Fazileti İle İlgili Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.