73 Milyon Çocuğun Tehlikeli İşi

ILO raporuna göre, tüm dünyada 73 milyonu tehlikeli işlerde olmak üzere 152 milyon çocuk işçi bulunuyor. Tarım, yüzde 70,9’luk oranla çocuk işçilerin en fazla olduğu sektör durumundayken, tarımı sırasıyla hizmet ve sanayi sektörü izliyor.

Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) raporuna göre, tüm dünyada 73 milyonu “tehlikeli” işlerde olmak üzere halen 152 milyon çocuk işçi bulunuyor. Tarım yüzde 70,9’luk oranla çocuk işçilerin en fazla olduğu sektör durumundayken, tarımı sırasıyla hizmet ve sanayi sektörü izliyor.

10 ÇOCUKTAN BİRİ İŞÇİ

Çalışma hayatının en önemli sorunlarından biri olan çocuk işçiliği; “Çoğu kez çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından zararlı işler” olarak tanımlanıyor. ILO tarafından hazırlanan “Çocuk İşçiliği Küresel Tahminler Raporu”na göre, tüm dünyada 73 milyonu “tehlikeli” işlerde olmak üzere halen 152 milyon çocuk işçinin her 10 çocuktan biri olduğu dikkati çekiyor. Bu çocukların 88 milyonu erkek, 64 milyonu ise kızdan oluşuyor.

AFRİKA BAŞI ÇEKİYOR

Afrika bölgesel yoğunluk bakımından yüzde 19,6 oranı ile çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu bölge oldu. Afrika’yı sırasıyla yüzde 7,4 ile Asya ve Pasifik bölgesi, yüzde 5,3 ile Amerika, yüzde 4,1 ile Avrupa ve yüzde 2,9 ile Orta Asya ve Arap ülkeleri izledi. Sektörel dağılıma bakıldığında çocuk işçiler yüzde 70,9 oranında tarım sektöründe, yüzde 17,2 oranında hizmet sektöründe ve yüzde 11,9 oranında sanayide çalışıyor. Çocuk işçiliğini temel politika alanlarından biri olarak gören ILO, 2025 hedefine yönelik politika ve programlara ilişkin raporunda, çocuk işçiliğinin yasal düzenlemeler ve standartlar, sosyal koruma, eğitim ve insana yakışır iş olanaklarıyla sonlandırılacağına işaret ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) yapılan, 2012 yılı Çocuk İşgücü Anketine göre Türkiye’de 893 bin çocuk ekonomik faaliyetteydi. Çocuk işçiliğiyle sorunu ortadan kaldırmak için kararlı politikalar uygulayan Türkiye, bu doğrultuda 2018’i “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan etmişti. Özellikle tarım sektöründe çocuk işçilikle mücadele kapsamında mevsimlik tarım işçilerinin koşullarını iyileştirmek ve kamu hizmetlerinden etkin yararlanmalarını sağlamak ve çocuk işçiliğini önlemeye yönelik “Mevsimlik Tarım İşçileri Projesi”ni (METİP II) uygulayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Ulusal Programı”nı (2017-2023) toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla yürütmeyi sürdürüyor. - Yeniakit

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.