Zekat Ne Zaman Ödenir?

Zekat ne zaman farz olur? Zekat ne zaman ödenir? Zekatın farz olma ve ödenme zamanı.

Aslî ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı, zekâta tabi ve üzerinden bir yıl geçmiş bir mala sahip olan kimsenin bunun zekâtını geciktirmeden vermesi gerekir. Zekâtla yükümlü olan kişi, özürsüz olarak zekâtını geciktirirse günahkar olur. Çünkü zekât, insana harcanması gereken bir haktır, yoksulun ihtiyacını karşılamak amacıyla farz kılınmıştır. Ödenme devresinden geri bırakılırsa, farz kılınmasının maksadı tam olarak gerçekleşmemiş olur.

ZEKAT NE ZAMAN VERİLİR?

Zekâtı ödeme vakitleri malın türüne göre belirlenir.

a) Altın, gümüş, para ve ticaret mallarının zekâtı ile hayvanların zekâtı her yıl bir kere kamerî yıl tamamlandıktan sonra ödenir.

b) Tarım ürünleri ve meyveler, yılda birden çok ürün verme durumuna göre öşre tâbi olur. Bunlarda bir yılın geçmesi şartı yoktur. Ebû Hanîfe’ye göre, nisap miktarına ulaşma şartı da aranmaz. Fakihlerin çoğunluğuna göre ise, tarım ürünlerinin zekâtında nisaba ulaşmak şarttır.

Ebû Hanîfe ve İmam Züfer’e göre, ürün ve meyve ortaya çıkıp bozulmasından emin olunacak noktaya gelince, hasat edilecek durumda olmasa bile zekât gerekir. Ebû Yûsuf’a göre, hasat edilecek duruma gelince, İmam Muhammed’e göre ise hasat edilip harman yapılınca zekât farz olur.

Şâfi ve Hanbelîlere göre, hubûbâtta tanelerin güçlenmesi, meyvelerde ise olgunlaşma zamanında zekât farz olur.

c) Balın zekâtı, zekât verecek kadar balın meydana gelmesi, madenlerin zekâtı ise, zekât verecek kadar maden çıkarmakla farz olur.

Nisaba Mâlik olan kimsenin zekâtını yılı dolmadan önce kendi isteği ile önceden vermesi caizdir. Çünkü bu kimse zekâtı farz olma sebebi gerçekleştikten sonra ödemiştir. Hz. Ali (r.a)’den rivayet edildiğine göre; “Hz. Abbas, Rasûlullah (s.a.s)’a, vakti gelmeden önce malının zekâtını peşin ödemeyi sormuş, Hz. Peygamber bu konuda ona ruhsat vermiştir.”  Zekât ödemesinin yıl sonuna bırakılması mal sahiplerine kolaylık içindir. Bu yüzden yoksulun bir an önce yararlanmasını sağlamak amacıyla vakti gelmeden önce de verilebilir. Bu durum bir borcu henüz vadesi gelmeden ödemeye benzer.

Şâfilere göre, peşin zekât vermenin yeterli olması için, sene içinde mal sahibinin yıl sonuna kadar zekâtın farz olmasına ehil olarak kalması gerekir. Diğer yandan zekâtı alanın yıl sonunda da zekât almaya ehil olması şarttır. Bu iki şart gerçekleşmezse peşin verilecek zekât yeterli olmaz.

Mâlikî ve Zâhirîlere göre ise, yıl dolmadan zekâtı vermek caiz değildir. Çünkü zekât namaza benzer. Bu yüzden vakti girmeden önce verilmesi yeterli olmaz.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

ZEKÂT İLE İLGİLİ BİLGİLER

Zekât ile İlgili Bilgiler

ZEKAT VERMENİN ŞARTLARI

Zekat Vermenin Şartları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.