Yaz Sıcaklarında Oruç Tutmanın Fazileti
Yaz sıcaklarında oruç tutmanın fazileti, sabrın önemi ve İslâm’ın şikâyet yerine tevekkül anlayışı; ayet, hadis ve kıssalarla açıklanıyor.
Çocukken “İstanbul’da su bitiyor, barajlarda sular azaldı.” haberlerini duyardım. Kırk yıl geçti, haberler değişmedi. İstanbul, biz çocukken 6-7 milyonmuş. Nüfus neredeyse 3 kat arttı ama “bitiyor” denen su bitmedi. Karadeniz’in suları Marmara’ya, Marmara’nın suları Karadeniz’e akıyor. Ey İstanbul! İki deniz arkanda senin, bu endişe niye?
Hava durumunda da benzer panik yaşanır. “Bahar geldi” diye müjdeli haberleri medya vermez de, aylar öncesinden “yüzyılın sıcağı yaşanacak” diye korku haberleri verir. 2026’da ejderha sıcaklarını duyduk. Ejderha görmeden, sıcaklarını mı göreceğiz?
YAZ SICAKLARINDA ORUÇ TUTMAK: SABIR İMTİHANI
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretlerinin yardımcılarından “Bakkal Hacı Hasan Akbaşgil Efendi” (Vefat: 1969) Adana sıcağından şikâyet edenlere “Şikâyet etmeyin, vana O’nun elinde; istese biraz daha açar.” dermiş. Sıcaktan şikâyet etmek hiç bitmedi. Her yerde, her zaman, her şeyden “şikâyet pandemisi” var.
İslam medeniyetinin kurulduğu Mekke’sinden Medine’sine, Bağdat’ından Basra’sına, Buhara’sından Hive’sine kadar şehirlerin hepsinde sıcaklık yüksektir. Kültürümüzde, sıcaktan şikâyet edebiyatları çok kısır kalmıştır. “Hoştur bana senden gelen, ya gonca gül yahut diken” hassasiyetinde yaşayanlar sıcağı-soğuğu yaratan Allah’ı görürler. Mevsimler de memurdur, âmir değil.
Kurban Bayramı’nda eti saklama ve kavurma haberleri; Ramazan ayında iftar ve sahur menüleri gündem olur. Yaz sıcaklarında uzmanlar bol su içmeyi, açık renkli giyinmeyi, et, yağ ve hamur işlerinden uzak olmayı tavsiye ederler. Sabah namazına kalkmak uyku; zekât, sadaka vermek servet; oruç tutmak, yeme-içme şehvetinin bağrına hançer saplamaktır. Sıcağın bağrına hançer nasıl saplanır? Klima, vantilatör ve buz ile olmayacağı kesin.
Çöl sıcaklarının geleceğini duyunca o günlerde oruca niyet etmek, sıcağın bağrına hançeri saplamaktır.
YAZ SICAĞINDA ORUCUN FAZİLETİ
Hz. Ali radıyallâhu anh şöyle der: "Ben dünyada üç şeyi sevdim: Misafire hizmet etmek, yaz gününde oruç tutmak ve düşmana karşı cihad." Hazreti Ali'ye son anlarında dünyada neleri özleyeceği sorulduğunda, "Yaz sıcaklarında oruç tutmanın verdiği susuzluğu özleyeceğim." demiştir.”Es-savmu bi's-sayf, mislü'l-cihadi bi's-seyf.” (Yazın oruç tutmak, kılıçla cihad etmek gibidir.) sözü de kültür geleneğimizde yer almıştır.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah, onun yüzünü cehennem ateşinden yetmiş yıllık bir mesafeye uzaklaştırır.” (Buhârî, Cihad 115)
Sahabeler, özellikle yaz aylarında nafile oruç tutmaya gayret ederlerdi. Ebu'd-Derdâ radıyallâhu anh şöyle demiştir: “Kıyamet gününün harareti için, yazın en sıcak günlerinde oruç tutun.”
Bir sene, Ramazan ayı günlerin en uzun olduğu döneme denk gelmiş. Köylüler sıcaktan bezerek: “Aman hocam, yaz günleri bitmiyor. Akşam ezanı geç geliyor. Günler mi uzadı, zaman mı durdu, bize bir çare!” demişler. Nasreddin Hoca da: “Yahu cemaat, halinize şükredin. Ramazan kışın gelseydi, soğuktan günlerin ne kadar kısa olduğunu anlamazdınız. Yazın geldi de her bir saatin, her bir dakikanın ne kadar kıymetli ve uzun olduğunu öğrendiniz. Dua edin, günler daha da uzayıp iftarı ertesi güne bağlamasın!” demiş.
Sahabeden Ebu Bekir ibni Abdurrahman radıyallâhu anh anlatır: "Rasûlullah’ı oruçlu iken sıcaktan veya susuzluktan dolayı başına su dökerken gördüm." (Müsned, 3/292)
Doktorlar “Oruç tutamaz” dememişse, en sıcak günlerde oruç tutarak halsiz kalınmalıdır. Halsiz ve mecalsiz kalarak da Allah Rasûlüne sallallahu aleyhi ve sellem benzemeye çalışılmalıdır. “Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir” sözü, oruç bağlamında da düşünülmelidir. Zeytin, ezildiği zaman yağını verir; kesilerek ve kırılarak tuzlu suda bekletilirse yumuşayarak tatlanır. Bu sıcakta, konumuz zeytin değildir.
Kaynak: Âdem Şahin, Altınoluk Dergisi, Sayı: 486









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!