Üniversitelileri İş Hayatına Hazırlayacak Program İçin Başvurular Başladı

Üniversitelileri iş hayatına hazırlamak için başlatılan Sosyal Çalışma Programlarına başvurular bugün başladı.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, üniversitelileri iş hayatına hazırlamak için başlatılan Sosyal Çalışma Programlarına (SÇP) başvurunun bugün başladığını bildirdi.

Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, SÇP'ye açıköğretim, yüksek lisans ve doktora öğrencileri hariç akademik ortalaması 2 ve üzeri olan bütün üniversite öğrencilerinin başvurabileceğini belirtti.

Başvuruların İŞKUR'un internet sitesi üzerinden kabul edildiğini aktaran Selçuk, şu bilgileri verdi:

"Üniversite öğrencilerinin çalışma hayatıyla tanışmalarını sağlamak ve onlara çalışma disiplini kazandırmak maksadıyla düzenlenecek Sosyal Çalışma Programları için bugün başlayan başvurular, 28 Haziran'da sona erecek. Öğrenciler programa katıldıkları her bir gün için 67 lira 36 kuruş almaya hak kazanacak. Ayrıca katılımcıların çalıştıkları süre kadar emekliliklerine etki edecek sigortalarını karşılayacağız."

SÇP'nin, gençleri geleceğe hazırlamayı hedefleyen yeni aktif iş gücü piyasası araçlarından biri olacağına işaret eden Selçuk, "Bu program sayesinde gençlerimiz yaz tatillerini, sosyal sorumluluk bilinçlerini artırıp verimli bir şekilde değerlendirecekler. Ayrıca cep harçlıklarını çıkaracaklar ve emekliliklerine sayılacak sigortalılıkları yapılacak." ifadesini kullandı.

AMAÇ MEZUN OLDUKTAN SONRA İŞ HAYATINA GİRİŞLERİ KOLAYLAŞTIRMAK

Programların temmuz, ağustos ve eylülde, 3 ay süreyle düzenleneceğini belirten Selçuk, program süresinin öğrencilerin tatil süresince kendilerine zaman ayırabilmeleri maksadıyla haftada 3 gün ile sınırlandırıldığını vurguladı.

SÇP ile öğrencilerin toplumsal faydanın yüksek olduğu hizmetlere katılarak iş tecrübesi edineceğine dikkati çeken Selçuk, şunları kaydetti:

"Temmuz ayı itibarıyla başlayacak Sosyal Çalışma Programları ile asıl maksadımız üniversite öğrencisi gençlerimizin iş hayatına girişlerinde en az teknik beceriler kadar önemli olan takım içinde çalışma, organize olabilme, iletişim kurabilme, analitik düşünme gibi sosyal becerilerini geliştirerek mezun olduktan sonra iş hayatına girişlerini kolaylaştırmaktır."

Programlardan bu yaz döneminde en fazla 39, öğrencilik hayatı boyunca ise toplamda 90 gün faydalanılabileceğini açıklayan Selçuk, şu ifadeleri kullandı:

"Kültürel mirasın restorasyonu, korunması ve tanıtılması, kütüphanelerin bakımı ve düzeni, kamu kurumlarının kültürel ve sosyal hizmetlerinin desteklenmesi alanlarında Sosyal Çalışma Programlarını düzenleyeceğiz."

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.