Tevbe Namazındaki Müjde

Tevbe namazı, tevbenin kabulünü artıran sebeplerden birisidir. Kişi, samimî bir şekilde nedâmet duyduktan sonra, ellerini Allâh’a açarken tevbesine namazını da refik (yoldaş) eyler.

Tevbeye eşlik eden bu namaz şekli hakkında hadîs-i şerîfler bulunduğu gibi, bunun kılınış usûlü ile ilgili de kitaplarda tafsîlâtlı bilgi verilmiştir. (Bkz. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, sh: 425-426)

Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

“Bir kul, herhangi bir günah işlediğinde, kalkar, güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılar ve Allâh’a istiğfar ederse, Cenâb-ı Hak, muhakkak o kulunu mağfiret buyurur.”

KABUL EDİLME İHTİMALİ KUVVETLİ OLAN TEVBE

Ardından Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şu âyet-i kerîmeyi okudu:

«Onlar (müttakî mü’minler), bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde, Allâh’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfâr ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki?! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.» (Âl-i İmrân, 135) (Ebû Dâvûd, Vitr, 26/1521; Tirmizî, Salât, 181/406; Tefsir, 3/3006; Ahmed, I, 2)

Kabul edilme ihtimali kuvvetli olan bu tevbe yolu, bizler için çok büyük bir müjdedir. Ne zaman bir günah işlese, ardından tevbe namazını kılan Bilâl-i Habeşî Hazretleri ile Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- arasında geçen şu hâdise bu konunun önemini gözler önüne sermektedir:

Fahr-i Kâinât Efendimiz, bir gece rüyâsında Bilâl -radıyallâhu anh-’ı görmüştü. Sabahleyin müezzini Bilâl’i yanına çağırdı ve ona:

“-Bilâl! Dün gece cennette, senin ayakkabılarının tıkırtısını önümde duydum. Hangi ameli yaparak benden önce cennete girdin?” diye sordu.

Bilâl -radıyallâhu anh- da:

“-Yâ Rasûlâllah, ne zaman küçük bir günah işlesem arkasından hemen kalkıp iki rekât namaz kılarım. Abdestim bozulduğunda da hemen abdest alırım.” dedi.

Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem Efendimiz:

“-İşte bunun sâyesinde!..” buyurdular. (İbn-i Huzeyme, Sahîh, Beyrut 1970, II, 213/1209)

TEVBE DUASI

Ey günahlarımızı setreden Rabbimiz! Yaptığımız günahları dünyada da, âhirette de yüzümüze vurarak bizleri utandırma! Yâ Rabbi, biz âciz kullarının kötülük ve günahlarını, iyilik ve sevaplara tebdîl eyle. Bizi, sevdiğin, seçtiğin, temizlediğin, arındırdığın sâlih kulların arasına kat. Mülk Sen’indir, hüküm ve karar Sen’indir. Biz de Sen’in kullarınız. Bizim günahımız ne kadar çok ve büyükse, Sen’in af ve rahmetin ondan daha büyük!.. Bizi affet, bize merhamet ve rızânı ihsân et. Şüphesiz Sen her şeye kadirsin. Âmin.

Kaynak: Merve Güleç, Şebnem Dergisi, 145. Sayı

https://www.islamveihsan.com/tevbe-namazi-nasil-kilinir.html

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Allah sizden razı olsun hocam Rabbim sizlerin dualarınızı kabul buyursun bizleri bilgilendirdiğin için Rabbim sizleri eksikeylemesin amin

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.