Zengin olan kimse ölçüsünü kaçırıp da sırf para kazanmak kastı ile evine, ailesinin yanına muntazam bir surette güler bir yüzle gelemiyor ve terbiyesi ile meşgul olması icab eden yavruları ile yakından meşgul olamıyor ise bu ne biçim zenginliktir?
Sultan II. Abdülhamid Han, Hareket Ordusu'nun İstanbul'a gelerek kendisini tahttan indirmesinin ardından İttihat ve Terakkî’nin yaptığı yağma, zulüm, haksızlık ve benzeri aşırı derecede menfaatperestliğini görenler “ne bekledik, ne bulduk” dercesine yaşadıklarını anlatarak bir dönemin menfi hasletlerini âdeta dile getirmişlerdir.
Ömer Faruk Karabucak Efendi, azimetle amel eden bir dervişti. Anlattıklarıyla yola nasıl bir bağlılıkla bağlandığını ve aynı zamanda nasıl bir gayret sahibi olduğunu göreceksiniz. Prensiplerinden taviz vermezdi. Hasbiydi, aksiyonerdi. Görüştüğümüzde 80’lerini devirmişti ama bir genç gibi heyecanlıydı... Faruk Efendi ile vefat etmeden önce yapılan uzun söyleşiden bazı bölümleri sizler için alıntılıyoruz.
Ordu'da doğuştan sağ kolu ve bacakları olmayan, bütün işlerini sol koluyla yapan 8 yaşındaki Yaren, yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla ders başı yaptı. Yaren'in bu haliyle okula başlıyor olması hem var olan nimetlere şükrümüzü hem de okumaya olan azmimizi perçinliyor.
Hac, zengin ve gitme imkânı bulmuş mü’minlerin ömürlerinde en az bir kez gitmeleri farz olan bir ibâdet… Ancak Allah dostları, haccı da diğer ibadetler gibi büyük bir îman coşkusuyla yaşamışlar ve fırsat buldukça mânen istifade etmek gâyesiyle sık sık hac ve umreye gitmişlerdir.
Zengin Müslümanların para harcama ölçüsü nasıl olmalıdır?
Kapitalizm ve Komünizm gibi şer akımlarının hayat ve iktisat anlayışıyla İslam'ın hayat ve iktisat anlayışı arasındaki fark nedir?
Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam’ın araştırmasına göre, dünyadaki en zengin yüzde 1'lik kesimin mal varlığı, gelecek yıl geri kalanların toplam mal varlığına denk düşecek.
Sadakayı, ona en lâyık olana vermeye çalışmak, mühim bir infak âdâbıdır. Yani işin kolayına kaçıp rastgele vermek değil; “Onlar ki zekât vermek için faâliyet gösterirler.” (el-Mü’minûn, 4) âyetinde işâret edildiği gibi, hakkın tam yerini bulması için, bir ibâdet vecdiyle, ciddî bir emek sarf ederek verebilmektir.
Yeni alınan bir araba veya yaptırılmakta olan bir ev için kurban kesmek uygun mudur?