Suriye'nin Halep kentinde, uçakların bombalı saldırısında iki bacağını kaybeden 7 yaşındaki Muhammed Ali, hediye edilen protez bacakla yürüyeceği için aynı saldırıda yaşamını yitiren annesinin artık üzülmeyeceğini düşünüyor.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin'in talimatıyla, eşini kaybeden anne ve çocuklarına ulaşmak için kurulan ve canla başla çalışan "Yetim Koordinasyon Merkezi", bu ailelere umut oluyor. Azıcık da olsa yaralarına merhem olmaya çalışıyorlar.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in terbiyesinde yetişen ashâb-ı kirâm, O’nun cömertlik ve diğergâmlığından da büyük bir nasîb almışlardı. Bugün bizim için en çarpıcı örneklerden biri, İbn-i Ömer Hazretleri’nin, sofrasında bir yetim olmadan yemek yemediği, her sofrasında muhakkak bir yetimin bulunduğu rivâyet edilir.
Çad'ın başkenti Encemine'de, 54 yaşındaki Fatıma Mousa, maddi durumunun yetersiz olmasına rağmen hayatını kendisi gibi öksüz ve yetim çocukların bakımına adadı.
Ülkesindeki iç savaşta oğlu ve gelinini kaybeden Suriyeli Muhammed Huzuri (77), biri kız 5 torununa hem annelik hem babalık yapmak zorunda kalıyor.
Âlim kişi, ilmiyle amel eder ve kendisine tâbî olacak kişilere de bu hayırlı amelleriyle örnek olur. İşte böyle bir kişi ölmez!
Susuzluktan çatlamış bir toprağın bereketli yağmurlara hasret duyması gibi toplumumuzda hizmet ve alâkaya en fazla muhtaç kesimlerin başında; bir kanadı kırık olan yetimler ve yoksullar gelmektedir. Onlar bize Allâh’ın emânetleridir. “…Sen onları simâlarından tanırsın…” (el-Bakara, 273) ayetine kulak veren Mü'minler ihtiyaç sahibi olmasına karşılık bir şey isteyemeyen kalplerin olduğunu da bize haber veriyor.
Suriye'deki iç savaşta anne ve babalarını kaybeden yetişkinler ile çocuklar, yakınlarıyla geldikleri Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yaşamların sürdürmeye çalışıyor.
Kıymetli okuyucularımız; Sizleri bu ay, ömrünün çocukluk ve gençlik devresini büyük zorluklarla geçiren, buna rağmen yaşadığı bu sıkıntıları, “Rabbinin kendisine ikram edeceği bir nîmete hazırlık devresi” olarak gören, bu yüzden kendisine çile çektiren herkese cân u gönülden duâ ederek büyük bir ibretlik hâl sergileyen Hatice Daştan Hanımefendi ile tanıştıracağız.
Komşuluk hakkı, saygı duyularak gözetilmesi gereken önemli bir görevdir. Cebrâil (as)'ın gelip gittikçe bu konu üzerinde ısrarla durması ve Peygamber Efendimiz'in komşuyu komşuya mirasçı kılınacağını zannetmesi çok anlamlıdır. Komşularla iyi geçinmeli, onlara zarar vermemeli, sevinç ve kederlerine ortak olmalıdır.