Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "tasavvuf genç işi midir?" sorusunu cevaplıyor.
Gerçek bir tasavvuf eğitiminde riâyet edilmesi gereken en mühim şartların başlıcalarını sizler için derledik.
Gençlik ve Spor Bakanlığınca hayata geçirilen "Damla Projesi" kapsamında, Türkiye'deki üniversitelerde eğitim gören yerli ve yabancı gönüllü öğrenciler, şehir şehir dolaşıp insanlara "iyilik" dağıtıyor.
Sufiler, temiz gönülleri Rablerine vasıl kılmak için Kur'ân-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz'in sünnetinden aldıkları metotlarla insanları terbiye etmeye çalışırlar. Zikir, tefekkür, tezekkür, zühd, sohbet ve hizmet gibi usuller tüm tarikatların ana merkezini oluşturur. Ne var ki bu usuller aslında bir değişiklik olmadan zaman ve zemine göre farklı şekillerde uygulanabilir.
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kaleminden Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) anlatan müstesna bir eser; "En Büyük Nimet" çıktı.
Asıl adı Sümbül Sinan olan Sümbül Efendi (ö. 936/1529), Halvetiyye tarikatının Sünbüliyye kolunun kurucusudur. Kabri, Fatih'te Kocamustafapaşa’da Sünbül Sinan Efendi Türbesi'ndedir.
Dr. Adem Ergül bir testi su hikayesini anlatıyor...
Mânevî yola talip olanlarda evvelâ; dürüstlük, tevâzû, engin gönül, mülâyemet, geçimlilik, ihlâs ve istikâmet aranır. İkinci olarak da; gayret, samîmiyet, fedakârlık aranır.
Dilencilik bir meslek, dilenmek de bir geçim yolu olarak kabul edilmemekle beraber başlangıçtan beri İslâm toplumunda çeşitli sebeplerle dilenenler ve bu yolla geçimlerini sağlayan zümreler görülmüştür. Bunların başında bazı mutasavvıflar ve dervişler gelir.
Abdullah Sert Bey, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) gözyaşlarını tutamadığı ayetleri anlatıyor.