Rabıta nedir? Rabıta ne değildir? Rabıta şirk midir? Rabıta nasıl yapılır? Rabıta yapmanın asıl amacı nedir? Rabıtayı nasıl anlamalıyız? Peygamber Efendimiz (s.a.v) zamanında örnekleri var mıdır? Rabıta ile ilgili bilinmesi gerekenler...
Ulûhiyyetin hususiyetlerinden birini, müstakil olarak bir başkasına tanıyan herkes, Kur’an nazarında müşriktir.
Büyük günahlar ve haramlar aşılmaması gereken Allah’ın çizdiği sınırlardır. Peki İslam’da büyük günahlar nelerdir?
Tasavvuf nedir? Tasavvufun tarifi nedir? Tasavvuf ve ahlak ilişkisi nasıldır? Tasavvuf hakkında bilinmesi gerekenleri ve tasavvufun faydalarını, insansa ne kazandırdıklarını haberimizin detayında bulabilirsiniz. Kısaca tasavvuf...
İnsanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâdet ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsolmaya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem, bir hadis-i şeriflerin ümmeti için en çok korktuğu şeyin küçük şirk olduğunu söylüyorlar. Sahabe efendilerimiz, küçük şirkin ne olduğunu sorduklarında ise Fahr-i Kâinat Efendimiz, onlara şu cevabı veriyor.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) ümmeti için korktuğu günah...
Ebû Bekre Nüfey İbni Hâris -radıyallâhu anh-’tan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) en ağır günahları haber veriyor ve sakınmamız gerekenleri söylüyor...
Tarihin en eski dönemlerinden itibaren insanlar falcılara, kâhinlere, büyücü ve sihirbazlara başvurmuşlar; kimi krallar kâhinlerle çalışmış, saltanatlarını onların verdikleri bilgilerle yürütmüşlerdir. Bütün peygamberler gibi Peygamber Efendimiz de büyücü, kâhin ve sihirbazlarla mücâdele etmiştir. Ve ümmetine bazı îkazlarda bulunmuştur.
Kimi seviyoruz, niçin seviyoruz, ne kadar seviyoruz ve nereye kadar seviyoruz? Bütün sevdiklerimize, bu ölçüyle bakarsak ve bu sevginin ziyadeleştiği dönemlerde, tekrar itidale dönersek; hep kârlı oluruz. Aksi hâlde hem kendimize, hem de sevdiğimize maddî-mânevî zarar vermiş oluruz.