Sahabe-i Kiram Kur'ân- ı Kerim'i nasıl anladı? Kur'ân'ı öğrenirken nelerle karşılaştı? İşte ashab-ı kiramın Kur'ân'la yaşadıkları yolculuk...
Ashâb-ı kirâm, hayatlarını büyük bir îman aşkı ve heyecanıyla şekillendirme gayreti içindeydiler. Bu îman heyecanının temelinde, Allah Rasûlü’nden tahsil ettikleri yoğun bir “rûhâniyet ve in’ikâs” vardı.
Sahabeyi Kur'ân-ı Kerim'e yönlendiren faktörler...
Sahâbî, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’den ne almıştı?
Uzun süre hizmette bulunan bâzı şahıslarda zamanla hizmete karşı bir doygunluk duygusu oluşur ki bu durum, hizmet ehli adına bir tehlike başlangıcıdır. “Artık yeter” duygusu, kişiyi dünyaya çeken bir nefs fısıltısıdır. Bu vaziyet, insanın kendi eliyle kendisini tehlikeye atma gafletinden başka bir şey değildir.
Allah teâlâ ve tekaddes hazretleri; bazı kullarını ilim yoluna sevk eder, zihinlerini açar, hâfızalarını kuvvetlendirir; bazılarına da fazlasıyla helâlinden servet verir. İşte bu iki zümre bunun Cenab-ı Hakkın kendilerine bir nusret-i ilâhîsi olduğunu bilerek, kibirlenmeyip, tevâzû, sabır ve şükür yolunda sâbit olurlarsa felâha erenlerden olurlar.
Kalp, ilâhî esrâra açılan bir penceredir. Bu vâsıtayı iyi kullanabilenlere öteler, sonsuzlar ayân olur. Tevhîd muhtevâsına girebilmek, kulu sonsuzluğun seyyâhı eyler.
Hazret-i Câbir (r.a.) “Ensâr ve Muhâcirler’den imkân sahibi olup da vakfı bulunmayan bir tek kişi bilmiyorum.” demiştir. Bu da bize gösteriyor ki varlıklı mü'minler ellerindeki nimetleri Allah yolunda sarfetmek için çaba harcamışlar, bu amaçla vakıflar kurmuşlardır.
Bugün Müslümanların bir kısmı, ağır zulüm ve haksızlıklara karşı çetin bir mücâdele içerisinde bulunuyor. Aslında bu hâl, bir doğum sancısıdır. Bir uyanışın, şuurlanmanın göstergesidir. Dönüp dolaşıp -inşâallah- hayra medâr olacaktır. Bu anlamda Müslümanları güzelleştirecek 7 şeyi şöyle sıralayabiliriz.
Hizmet rûhunun muazzam misâllerinden biri Vehb bin Kebşe'nin (radıyallâhu anh) hayat hikâyesinden muhteşem tablolar...