sahabe

Gençler Bunları Dinlerken Şaşırıyor

1976 yılından bu yana İstanbul’u sevdirmek için çeşitli gezilere rehberlik yapan gazeteci-yazar Fahri Sarrafoğlu, İstanbul sevgisini gençlere aşılamak için hayatını bu yola adamış bir “İstanbul gönüllüsü” ya da kendi deyimiyle “İstanbul seyyahı”. Fahri Sarrafoğlu, yaptığı işi şu şekilde özetliyor: “Anlatmak için girdiğim her camiye ilk defa giriyormuş gibi hissederek buradaki tarihi anlatıyorum; başka türlü anlatamam, öğrenemem, hissedemem. O zaman bu işi para için yapmış olurum. İş, ruhaniyetten çıkar. Evet işimi profesyonel yapıyorum, eyvallah! Ama İstanbul’u o amatör ruhumla anlatıyorum.” İstanbul seyyahı, gazeteci-yazar Fahri Sarrafoğlu ile yıllardır gençlerle yaptığı "İstanbul gezileri" üzerine konuştuk.

Farzet ki Rasulullah'ın Huzuruna Çıktın!

Ey Kardeşim! İşte bu hadîs-i şerîfte müjdelenen, özlenen kardeşler inşâallâh bizleriz. İnşâallâh bizler o şerefe layık olanlardan oluruz! Asr-ı Saâdet’ten hasretle gönderilen o selâmı işitsin rûhun; aynı aşk ve hasretle selâmına karşılık vermek de nasibimiz olsun!

Mürşit İçin Keramet Şart mıdır?

"Manevi Yoldan İstifâde İçin..." Merhum Hacı Gedikli Ağabey ile sağlığında yapılan sohbetin ikincisini sizler için yayınlıyoruz.

Peygamberimiz'in Elinde Yetişen Çocuklar

Hazret-i Enes gibi çocukluğunu Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz’in terbiyesinde geçiren başka sahâbîler de mevcut muydu? Peygamberimiz'in elinde yetişen ve ondan İslami terbiyeyi alan çocuk sahabeler...

Bir Seferlik İmtihan

Hepimiz dünyaya bir defalığına geldik. Hayat imtihanımız bir sefere mahsus. Dünya hayatının tekrarı yok. Dünyevî imtihanlarda kaybedersek, tekrar telâfî imtihanına girebiliriz. Fakat hayat nîmetinin ne tekrarı var, ne de telâfîsi...

Sahabelerin Hiç Duyulmayan Özellikleri

İlim ve İrfan Dergisi'nden Hamza S. Toprak, Saadet Asrından İlginç Portreler yazısında sahebelerin bilinmeyen özelliklerini tek tek kaleme aldı. İşte o yazı...

Eyüp Sultan Türbesi Açılıyor

Ebu Eyyub El Ensari’nin türbesinin restorasyon ve tadilat çalışmalarında sona gelindi.

Akıl Mustafâʼya Kurbân Olsun!

Kendi hevâ ve heveslerimizden, aklın dünyevî ve nefsânî hesaplarından, Allah için ne kadar vazgeçebildiğimizi sık sık muhâsebe etmeliyiz. Tevhid mücâdelesi veren bütün peygamberler ve ihlâslı ümmetleri gibi, bizler de Hak yolunda mesafe katetmek için, içimizdeki putları ne kadar devirebildiğimize dikkatle bakmalıyız.