Allah Teala’nın bildirdiği, Rasulullah Efendimizin nezih hayatına yansıyan ölçüler dışında Müslümanlık yok. Her Müslüman ve her İslam toplumu, bugün, yarın ve tüm zamanlarda, Kur’an ve Rasulullah muvâzenesinde bir İslam kişiliği ile donanmak zorunda. Onun adı da “Rahmet Peygamberinin ümmeti rahmet insanı” olmaktır.
Ne mutlu o mü’minlere ki, Allah ve Rasûlü’nün muhabbetini her şeyin üstünde tutarlar ve yabânî bahçelerin sahte çiçeklerine aldanmazlar!..
Cenâb-ı Hakk’a hamdolsun ki bizleri yine mübârek Ramazan'ın uhrevî iklîmine kavuşturdu. Ramazân-ı şerîf, ömür takvimi içerisinde müstesnâ bir lûtuf ve rahmet ayı... Cenâb-ı Hakk’ın ümmet-i Muhammed’e büyük bir ihsânı, muazzam bir ikrâmı… Mü’minler için mânevî kıymetlerle dolu ilâhî bir hazîne…
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Ramazan ayı münasebetiyle Ahmet Taşgetiren'in sorularını cevapladı. Sohbet kıvamında geçen mülakatta, Hocaefendi'nin çocukluğundaki iftar sofraları, infak âdâbı ve eski Ramazan adetleri de yad edildi.
Suheyb-i Rûmî -radıyallahu anh-, havass-ı ashâb-ı Rasûlullah’dan, Suheyb bin Sinan bin Mâlik en-Nemrî hazretleridir ki “Suheyb ne iyi bir kuldur” diye Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimizin övgüsüne mazhar olmuşdur.
Çok az sayıda yerli Müslümanın yaşadığı Latin Amerika, dünyada İslam’ın en son ulaştığı bölge. Müslüman halk, geniş bir coğrafyada, küçük gruplar halinde ve dağınık biçimde elinden geldiğince İslam’ı yaşamaya çalışıyor. Mescitten camiye, dini kitaplardan hocaya kadar birçok ihtiyaçları olan yerli Müslümanlar, İslam’ı yaşayarak onlara örnek olabilecek ve temsil ve tebliğ faaliyetlerinde bulunabilecek Müslümanlara ihtiyaç duyuyor. Latin Amerika bölgesini yakından tanıyan Hüdayi gönüldaşı Serdar Yıldırım Bey, bize bütün bu zorluklara rağmen İslam’a giren halkın, hidayet öykülerinden misaller anlattı.