Günümüzde her yuvada saâdeti yakalamak mümkün olmuyor. O hâlde ailede saâdet ve huzura ulaşmak büyük bir nîmet oluyor. Yuvayı daha huzurlu hale getirmek için nelere dikkat edilmeli? Huzurlu yuva nasıl olur?
Beş çeşit karanlık ve bunların mukâbili beş çeşit de aydınlık vardır. Peki bunlar nelerdir?
Aile huzurunu baltalayan, saâdete gölge düşüren temel sebeplerden biri de memnuniyetsizliktir. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîs-i şerîflerde bu mesele net bir şekilde ele alınmıştır.
Huzur dolu bir âile ortamı için sâliha bir hanımın kocasıyla münâsebetlerinde gözeteceği incelikler...
Kur’ân-ı Kerîm; tarihî karanlıklara ışık tutan, çözülmez muammâları açan, dünya ve âhiret hayatının huzur ve saâdet baharını yaşatan mûcizeler ülkesidir.
İnsanların çoğu, saâdeti paylaşmakta beraber olmaya gönüllüdürler. Felâket, ıztırap ve zorluk zamanlarında ise ortada gözükmezler. Böyleleri dost değil, menfaatlerinin arkadaşıdırlar.
Tefekkür-i mevt yani ölümü tefekkür, insanı huzursuz eden nefsânî dünyâ sevgisini azaltır. Dünyanın geçici servet, mertebe, mevkî ve nefsânî güzelliklerini aşırı derecede sevmek ve onlara gönül bağlamak yerine kabri düşünmek, istikbâlde başımızdan geçecek ölüm ahvâlini tefekkür etmek; bizleri dünyevî ihtiraslardan, boş hevâ ve heveslerden korur.
Mümin bir fert, mümin bir cemaat, mümin bir kabile ve mümin bir kavim olduğumuzu söyleye söyleye, bu ilâhî emir karşısında durduğumuz saf, müminlerin safı mıdır? Yoksa kâfirlerin, münafıkların ve yoldan çıkmış ehl-i kitabın safı mıdır?
Mûsâ Topbaş Efendi Hazretleri’nin hayatındaki anahtar kelimelerden biri de hiç şüphesiz ki “tâzim” idi. Ulaştığı mârifet-i ilâhiyyenin netîcesi olarak, Cenâb-ı Hakk’a karşı son derece tâzim ve huşû içinde idi. “İbadet, insanı cennete götürür; tâzimle yapılan ibadet ise insanı Allâh’a götürür.” buyurur, ibadetin feyz ve bereketini çoğu zaman tâzîme bağlardı.
"Müslümanın saadet anlayışı nasıl olmalıdır? Müslüman mutluluğu nerede aramalıdır? Bizlerin saadet kıstası nedir?" gibi soruların cevaplarını metinde bulacaksınız.