Kimileri saâdeti parayla, tüketmekle, dilediğince harcamakla elde edilir sanıyor lakin harcamak için kazanmak lâzım. Acımasızca kazanma isteğinin sonucu ise ortaya kazanmak ve harcamak fâsit dâiresi içinde paranın kölesi hâline gelmiş bir insan ortaya çıkıyor. Böyle bir insanın mutlu olması mümkün mü? Yüzakı Dergisi Ocak [2015] sayısında bu konuya geniş bir yer ayırıyor.
Fânî dünya metâını elde etmek için ebedî saâdet mekânı olan âhireti satmak, ne hazin bir aldanış ve ne fecî bir ahmaklıktır.
Kâmil bir mü’min, bütün mahlûkâta karşı müşfik ve mütebessim olur. Yaratılanları Yaratan’dan ötürü sever ve sayar. İslâm’ı en güzel şekilde anlayarak onun güler yüzünü, insanlara, hayvanlara ve cemâdâta ilâhî bir lutuf olarak takdim eder. Böyle mü’minlerden oluşan bir toplumun huzur içinde olacağı muhakkaktır.