Rasulullâh’ın ramazanın ilk on gününü “rahmet günleri” isimlendirmesi önemli. Ramazan'ın ilk günleri bu ayın genelini; bu ay, yılımızı belki ömrümüzü etkileyecektir. Bu Ramazan bir farkındalık oluşturalım ve Ramazan'ı değerlendirelim, böylece Ramazan'la değer kazanalım, rahmet ikliminde yolculuğa çıkalım.
Muhtâcın bize gelip de ihtiyacını arz etmesini, Hakk’ın bize husûsî bir lûtfu olarak telâkkî etmek ve bunu Hakk’a kulluk şerefi bilmek gerekir.
Dr. Adem Ergül, Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinden hareketle "Allah'ın insanı zikrettiği 10 yeri" anlatıyor.
İyi bir Müslüman hayatı, ancak korku ile ümit arasında (beyne’l-havf ve’r-recâ) yaşanandır. Bazen cemâl bazen celâl sıfatlarını düşünerek Allah Teâlâ’ya karşı son derece saygılı ve korkulu, ama aynı zamanda büyük bir ümitle dolu olmak gerekir.
Ahzâb sûresinde şöyle buyruluyor: “Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salavât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” [1]
Hazret-i Mevlânâ'nın nohut pişiren bir hanım ile pişirdiği nohutları konuşturduğu müthiş hikayesinde bir öğretmenin talebesine maddî-mânevî eğitimi bir arada vermesi gerektiği anlatılıyor.
Kehf Sûresi’ndeki üç kıssadan birinde Mûsâ (a.s.) ile Hızır (a.s.)’ın buluşması ve yolculuğu vardır. Ve söz konusu buluşma, Mûsâ (a.s.) ile yardımcısı olan “genç adam”ın hikmetli yolculuğu akabinde olmuştur.
Hıfz (korunma) ayetlerini haberimizden okuyabilirsiniz.
Gerçek bir izzet, Rabb’in rahmet hazinelerine yönelmek suretiyle fânilere karşı müstağni bir duruş sergilemektir.
Müslümanın vazifesi, günahkârı kendi hâline terk etmek değil, elinden tutarak nezih bir hayâta dönmesini sağlamaktır. Hazreti Mevlânâ mahlûkâta Hâlık’ın nazarıyla bakmanın müşahhas bir misâlini anlatıyor.